Varoluşun ana fikri, deneyimlemektir, her şeyi bilmek değil. Bilgi ancak deneyimlediklerini analiz etme yetisi geliştirdiğinde ve diğer deneyimleyenleri yargılamayı kestiğinde işe yarar kıvama gelir. Yani varoluşun katmanlarını anlamak için araçtır bilgi ulaşılması gereken bir amaç değildir. Çünkü önemli olan bilmek değil anlamaktır. Gerçekten anladiginda asla yargılamazsin. Yargılamak varoluşa aykırıdır. Her var diyorsun mutlak bir Tek'ten geldiği bir mekanizmada yargılamak en büyük saygısızlıktır.
Hayat hepimizden daha akıllı. Bize kendi potansiyelimize ulaşmamız için sürekli fırsat verir. Bazen verilen fırsatları görmez, bazen bu fırsatları görüp kaçırır ,bazense bu fırsatlar de savaşırız...ama hayat vazgeçmez biz vazgeçmediğiniz sürece.
Hiç kimsenin kaderi başkalarının elinde değildir hepsi Allah'ın elinde mahfuz ve meknuzdur. Ama insan bazen içine düştüğü bunalımdan çıkmak için başkalarının yardımına ihtiyaç duyar. Böyle bir müesser kalbin sahibi insanın kaderin değiştirmiş intibaı verir. Bu şu demek oluyor; insanların en buhranlı ve bunalımı dönemlerinde bile bir çıkış yolu gösterecek aydınlık ruhların insana Ümit bahşettiği anlar hiç eksik olmaz.Karanlıkla aydınlık,gece ile gündüz, Nur ile zulmet hep beraber yürür ikiz kardeşler gibidir...