bir alev gibi kendi kendimi tüketiyor, kor halini alıyorum.
her şey ışığa dönüşüyor ve ben kendi elimle,
kömürden ayrılıyor,
alev olarak yanmaya devam ediyorum!
karayelin çok esmediği zamanlar martıların, karatavukların, kırlangıçların ortasında, deniz kıyısındaki iki yakanın arasına oturur ve orada hemen hemen bütün gün denizi seyretmenin verdiği tatlı bir uyuşukluk içinde kalırdım. ruhun bu nefis sarhoşluğunu siz de bilirsiniz değil mi?