İnsanlar, neden yaptıklarından çok yapmadıklan şeyler için pişmanlık duyarlar? Bunun sebeplerinden biri, psikolojik bağışıklık sisteminin yaşamadığımız deneyimlerden çok ya şadığımız deneyimler hakkında olumlu ve inandırıcı yorum üretmeyi daha kolay bulmasıdır.
Eğer dünyayı olduğu gibi görürsek sabahları yataktan kalkamayacak kadar üzgün oluruz. Eğer dünyayı hayal ettiğimiz gibi görürsek terliklerimizi bulamayacak kadar sapıtırız.
Hayal gücü, bugünün sınırlarını kolaylıkla aşamaz. Bunun bir gerekçesi, hayal gücünün algının sahipolduğu düzeneği ödünç almak zorunda olmasıdır. Gerçek şu ki, iki sürecin aynı platformda koşmak zorunda oluşu, koşanın hangisi olduğu konusunda bazen kafamızın karışacağı anlamına gelir. Geleceği hayal ederken hissettiğimiz şeyin, oraya vardığımızda hissedeceğimiz şey olacağını zannederiz. Ama aslına bakılırsa, geleceği hayal ederken hissettiğimiz şey, çoğu zaman bugün olan şeylere gösterilen bir tepkidir.
Farkındalık ve deneyim arasındaki bu ayrım, duygularımız da da aynı türden bir tuhaflığa neden olabilir. Bazı insanlar kendi ruh hallerinin ve duygularının son derece farkında gi bidir. Hatta duygulannın her tonunu ve çeşidini tanımlama konusunda bir romancı hünerine sahip olabilirler. Bazılanmız ise sevgililerimizi hayal kırıklığına uğratan, daha temel duyguların yer aldığı bir kelime haznesiyle donanmıştır; ağırlık lı olarak iyi, pek iyi değil ve sana söylemiştim 'den ibaret bir kelime dağarcığı.