Eser Uygun

Sevgiyi hapsetmek isteriz. "Seni seviyorum" sanki kesinlik içeren bir durummuş gibi. Hayır, sevgi dinamik bir durumdur, başkasına yönelik bir harekettir, bir dizi davranış, düşünce ve histir, diğer kişiye olan tutumdur. Sevmek, bir fiildir, bir eylemdir. "Seviyorum, sevmiyorum" anlamında bir olgusal gerçeklik durumu değildir.
Sayfa 179
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
ACT kısaca budur: Kabul ve harekete geçmenin bir arada olması. ACT'in temel felsefesi, Dinginlik Sınavi'nda kısa ve öz olarak verilmiş: Çözülebilecek sorunları çözmek için gerekli cesareti toplayın, çõzülemeyecek olanları kabul etmek için gerekli dinginliğe ulaşın ve bu ikisi arasındaki farkı anlamak için gerekli hikmete sahip olun. Hayatınızdan memnun değilseniz, yapılacak tek mantıklı şey hayatınızı değiştirmek üzere harekete geçmektir. Bir kabul hâlinden başlangıç yaparsanız, bu eylem çok daha etkil olacaktır. Duygu ve düşüncelerle kavga etmeye harcanan tüm zaman ve enerji, doğru eylem için kullanıldığında çok daha faydalı olacaktır. Zengin, dolu ve anlamlı bir hayat, duygu ve düşüncelerinizle mücadele etmek yerine bunları kabul etmekle ve sizin için en önemli değerler doğrultusunda etkin olarak harekete geçmekle mümkün olacaktır.
Sayfa 100
Gerçek şu ki kafamızdaki düşüncelerin çoğu, bizim seçimimiz değil. Bunların küçük bir kısmı bizim bilinçli tercihlerimiz; bir plan yaparken, zihnimizde bir olayın provasını yaparken veya yeni bir şey geliştirme süreci içindeyken bu böyle. Ama aklımıza gelen düşüncelerin çoğu kendiliğinden geliveriyor. Her gün binlerce işe yaramaz ve bize bir faydası olmayan şey dişünüyoruz. Bunlar ne kadar acımasız, kırıcı, aptalca, kindar, eleştirel, korkutucı veya büsbütün acayip düşünceler de olsa, aklımıza gelmelerini engelleyemiyoruz. Bir şekilde ortaya çıkıyor olmaları, bunları ciddiye almamız gerektiği anlamına gelmiyor.
Sayfa 87
Hayatımızın, birtakım ehemmiyetsiz teferruatın oyuncağı olduğunu, çünkü asıl hayatın teferruattan ibaret bulunduğunu görüyordum. Bizim mantığımızla hayatın mantığı asla birbirine uymuyordu.
Sayfa 138·Kitabı okuyor
Şimdi bir an için şu farazi durumu düşünün: Diyelim ki birisi başınıza dolu bir silah dayadı ve size korku hissetme meniz gerektiğini söyledi; öyle ki en ufak bir kaygı duyarsanız sizi vuracak. Hayatta kalmanız buna bağlı olmasına rağ. men böyle bir durumda kendinizi kaygılı hissetmekten alıkoyabilir misiniz? (Tabii ki sakinmiş gibi davranabilirsiniz ama gerçekten öyle hissedebilir misiniz?)
Sayfa 32