Geh nedîm-i nedem etdin beni geh mûnis-i gam Nedir ey çarh-ı sitem-cû bana kasdın bilmem Gâh dûçâr-ı anâ gâh giriftâr-ı mihen Gâh pâ-bend-i belâ gâh esîr-i mâtem Nişledim neyledim ey Zâl-i kühen-sâl sana Yohsa Sührâb mı sandın beni yâhud Rüstem Sunmadıñ bir dolu meclisde baña kim âhir Katre katre kan olup dökmedi anı dîdem Budur ey çarh-ı sitem-cû bilirim âyînin Koma sen ehl-i dili kim kıla râhat bir dem Sen Süleymân’a vefâ etmediñ ey kîne-sigâl Kim ana râm idi dâd ü ded ü dîv ü âdem Dil-i erbâb-ı sühan kandır eliñden dâ’im Çeşm-i ashâb-ı hüner cûy-ı belâdır her dem Hâtırım nergis-i dilber gibi hem-vâre sakîm Meşrebim turre-i cânân gibi dâ’im derhem Ciğerim lâle gibi âteş-i gamdan pür-dâğ Gözlerim ebr gibi eşk-i belâdan dolu nem Hâsılı cânıma kâr etdi cefâ vü cevrin Kalmadı bende daha tâb-ı elem tâkat-i gam Osman Nevres
Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz
"Dem be dem eşk-i nedâmet saçılır didemden Can-ı dilden çekerim vakt-i seherde sâd ah"
Hây u hûy ile ider 'ömrü güzer Hâsılı eşk-i ter ü hûn-ı ciger Hayatları hay huy ile geçer. Ellerine geçen taze göz yaşları ve ciğer kanıdır. Hayriyye-i Nabi
Kitap Alıntısı
HANDE
Sırıl sıklam olmuş, ıslanmış duygularım,, Kurumaya yüz tutmuş bir vedanın eşiğinde,, Düşerken kirpiklerden usulca damlalarım,, Divanı “”” Sırr ı esk i dideden dil oldu gark ı bi karar,, Halet i hicran ile söz i veda içer nizar,, Çeşm i giryandan dökülür katreler Ruz i şimar,,, Cml Çnr