Esra Kaymak

10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2022 02:17
Dostoyevski'den okuduğum ikinci kitap. İlkini yüz yıl evvel lisedeyken okumuştum. Suç ve Ceza. O zaman çok etkilenmiştim ama 3 ay önce okuduğum kitabı bile ayrıntılarıyla hatırlamazken maalesef Suç ve Ceza'yı da çok net hatırlamıyorum. Uysal Kız'ı ise sürekli daldan dala atlayan zihnim yüzünden kısa olduğu için seçtim. Böyle kısacık bir kitap olduğuna bakmayın çok güzeldi. Bir insanın ruh halini çok iyi ortaya sermişti. Her şeyin temelinde sevgisizlik mi yatar? Hiç sevmemiş, sevilmemiş insanlar mutlu olabilir ya da mutlu edebilirler mi? "Ben susarak konuşma ustasıyım, hayatım boyunca susarak konuştum ve bütün trajedileri tek başıma susarak yaşadım. ... Herkes beni terketti, terk edilip unutuldum ve kimsenin ama kimsenin bundan haberi yok!" Rehin dükkanının sahibi adam, dükkanına gelen, teyzelerinin zulmüne uğrayan 16 yaşında bir genç kıza evlenme teklif eder. Evlendiklerindeyse tam bir iletişimsizlik içinde yaşarlar. Adam her şeyi kendi içinde düşünür, plan yapar, her şeyi kendi içinde yaşar ama asla kıza yansıtmaz. Kıza bilerek soğuk davranıp, uzak durur. Kendisini o kadar gururlu görür ki hiçbir şey yansıtmadığı halde kızdan onu çözmesini, anlamasını bekler. Hani derler ya biri öldüğünde arkasından ağlayan ölen için değil de kendisi için ağlar. Kitapta geçen şu cümle bana bunu hatırlattı. "Hayır, her şey bir yana, yarın onu götürdüklerinde ben ne yapacağım?" Can Yayınları'nın beyaz kapaklarını daha çok sevsem de bu kısa klasiklerin kapakları da hoşuma gitti.
Edebiyat
Uysal KızFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202310,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·432 syf.··
2021 18. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2021 23:58
Gazeteci Zeynep Erdem bir sabah evine geldiğinde yatağında tanımadığı bir kadının cesedi ile karşılaşır. Ölen kadını son gören kişi ise yan komşusu Savcı Güçer Öztürk'tür. Kadın kim, bu cinayetin sebebi ne, savcı ile mi yoksa gazeteci kız ile mi bağlantısı var? Yoksa her şey geçmiş ile mi alakalı? Güçer'i ilk Sancaktarlar Serisi'nde görmüştüm. İsmini ilk okuduğumda böyle bir isim mi varmış demiş, yadırgamıştım. Ama bu kitapta okurken belki de o ilk şaşkınlığı attığım için olsa gerek çok sevdim. Adam resmen ismini yaşıyor. Meral Kır kitaplarının bu kitaba kadar olan hepsini okudum. Diyebilirim ki bundaki olay örgüsü hepsini bastırmış. Katil kim, amacı ne bir türlü tahmin yürütemedim. Gerçekten iyi gizlenmiş. Bir ara paranoyak gibi herkesten şüphelendim. Son kitaptaki karakterler hariç az önce de dediğim gibi tüm karakterleri biliyorum. Genel itibariyle de tüm kitapları sevdim ama eskilerden 2 karakteri çok sevdim diyebilirim. Barış ve Mehmet. Bu kitabı okurken de acaba Güçer onları geçebilir mi diye düşündüm. Sanırım geçemedi. Güçer'i sevdim, esprili ve flörtöz tavırları pek tatlıydı. Fakat beni esas Zeynep'in yaşadıkları ve dik duruşu çok etkiledi. Eskiden olsa böylesi ketum, kimseye güvenmeyen insanları yadırgadım belki ama artık anlıyorum ki böyle olmaya insanlar sürüklüyormuş. Çocukluğundan beri içinde bulunduğu sevgisizlik ve güvensizlik Zeynep'i bu hale getirmiş. Zor bir insandı. Ben kitabı çok sevdim. Ahh o son bölüm, ağlattı.
Edebiyat
Hedef SensinMeral Kır · Olimpos Yayınları · 2019400 okunma
8/10
·376 syf.··
2021 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2021 13:16
Ah bu Amerika... Tüm dünyaya bela olup, kendileri yazıp kendileri oynuyorlar. Sonra da dünyanın en mağdur insanları oluyorlar. Neyse serzenişlerimi dile getirdikten sonra gerçek dünyadan kurgu dünyasına geçiş yapıyorum. Ben bu kitabı seneler önce kapağını beğenmediğim için almamıştım. Hâlâ var mı bilmiyorum ama Penguen Kitabevi'nin kendi yayın grubuna 10 TL indirimleri olurdu. Ne çok kitap aldım o indirimlerden. Bu kitabı da hep orada görürdüm. Kapağı değişmekle çok iyi yapmışlar, evet bazen konu ve yazar kadar kapak da okumama etkili oluyor. Herkes övünce ben de artık alıp okumaya karar verdim, iyi de yapmışım. Kitabın konusu aslında klasik başlıyor. Fern, kendisini daima çirkin hissetmiş, çocukluğundan beri de ona çirkin olduğu hissettirilmiş bir kızdır. Ambrose ise lise ve güreş takımının uzun boylu, kaslı, yakışıklı gencidir. Yani kasabanın silik kızının popüler çocuğuna olan platonik aşkı. Geldik baştaki girizgahı neden yaptığıma. Kitap 11 Eylül saldırılarının olduğu zamanda geçiyor. Tüm kasaba halkı Ambrose'dan güreş alanında daha büyük başarılar kazanmasını beklerken o askere yazılarak Irak'a gidiyor. Her şey "Tersyüz" oluyor, arka kapakta yazan "Modern Çağın Güzel ve Çirkin'i" hikayesini de böylece okumaya başlıyoruz. Fakat kitabı bence özel kılan bir karakter var ki okumaktan büyük keyif aldım. Fern'in kuzeni Sevgili Bailey. Onun yaşama sevgisi, yaşadığı zorluklara karşı mücadelesi, asla yılmaması kitabın klasiklikten sıyrılmasına sebep olmuş. Ben kitabı sevdim güzeldi. Zaman zaöan güldüm zaman zaman hüzünlendim, farklı duygulara sürüklendim. #tersyüz #amyharmon #yabancıyayınları #makingfaces
Roman
TersyüzAmy Harmon · Yabancı Yayınları · 20172,506 okunma
9/10
·320 syf.··
2020 8. kitabı
·
156 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2020 23:23
Genç psikiyatr Emma Stein, konferans sonrası kaldığı otelde saldırıya uğrar. Bu olaydan sonra kendisini toparlayamaz, kimseye güvenemez ve evini güvenli alan olarak görüp asla dışarı çıkmaz. Bir gün postacı evde bulamadığı için komşusuna gelen paketi Emma'ya teslim etmek ister. Emma daha önce o isimde birini tanımadığı halde paketi teslim alır. Zaten kendi sıkıntıları ile boğuşan Emma, paket sayesinde tamamen bir çıkmaza düşer. Çocukluğunda yaşadıkları, saldırıya uğraması ve bu paket Emma'nın hayatını alt üst eder. Paket, Sebastian Fitzek'in okuduğum ilk kitabıydı. Bu kitaba kadar polisiye gerilim kitapları pek sevmezdim. Bu kitapla da anladım ki ben aslında psikolojik gerilim seviyorum. 1000kitap yorumlarına baktığımda kitabı çok sevenlerin yanında sevmeyenlerin olduğunu da gördüm. Bunun sebebi de Fitzek'in önceki kitaplarını daha çok beğenmeleri. Ben ilk Paket ile başladığım için beni bu yönden etkilemedi ve severek okudum. Gerilimi ve gizemi oldukça yüksekti. Bol şaşırtmacalı ve ters köşe yapan bir kitap. Kısacası ben artık bu türü seviyorum ve bana bu türü sevdiren Sebastian Fitzek oldu.
Roman
PaketSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 20191,831 okunma
10/10
·112 syf.··
2021 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2021 18:51
Neval El Seddavi okuduğum ikinci Mısırlı yazar. Genelde Türk ve Batı edebiyatına aşinayım ama farklı ülkelerden okumak insanın ufkunu genişletiyor. Sıfır Noktasındaki Kadın'da Neval El Seddavi, Kanatır Cezaevi'nde idamı bekleyen fahişe Firdevs ile konuşması üzerine bu kitabı yazmıştır. Kitap, Firdevs'in çocukluğundan başlayarak idamına kadar olan süreyi anlatıyor. Bir kadının yalnız kaldığı ilk anda etrafındakilerin nasıl canavarlaşıp her fırsatta ondan faydalandığını görüyoruz. Elinde bir ortaokul diploması ile kendi ayakları üzerinde durma çabasına rağmen başına gelenleri okurken çok üzüldüm. "Hâlâ ortaokul diplomam ve başarı belgem vardı; saygın bir iş bulmaya kesin kararlıydım. Hâlâ insanların yüzüne dimdik bakabilen, hayatta yolumu çizerken önüme çıkan o hilekâr, o yan bakışları karşılamaya hazır bir çift siyah gözüm vardı." Bu çok üzücü bir kitap ve maalesef dünya bu kadar kötü. Cümleler o kadar güzeldi ki hep kullandığım lezzetli cümleler tabirine uyuyor. Okurken insanın zihninde hoş bir his bırakıyor. "Erkekler kadınları aldatır, aldandıkları için de onları cezalandırır; aşağılar, bu kadar düştükleri için cazalandırır; evlenmeye zorlar, sonra da ömür boyu hizmetçiliğe, küfürlere ya da dayağa mahkum ederlerdi." Neval El Seddavi, Kanatır Cezaevi'nde Firdevs'in öyküsünü dinledikten yıllar sonra kadınların durumu ve toplumsal cinsiyet konusundaki görüşleri sebebiyle kendisi de aynı cezaevinde hapis yatmıştır. Serbest kaldıktan sonra ise Arap Kadınları Dayanışma Derneği kurucuları arasında yer almıştır.
Edebiyat
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma