Gürgen Öz'ün kaleminden çıkan okuduğum üçüncü kitap olan Garip Bir Yer, adı gibi insanı garip bir dünyanın içine çeken , yalnızca birkaç saatlik bir akşam yemeği üzerinden modern Türkiye'nin ve bireyin yaşadığı çıkmazları, çelişkileri ve yabancılaşmayı masaya yatıran bir roman.
Zengin iş insanı Tarık, eski eşi ve onun yeni sevgilisiyle ikiz villanın satışı için bir araya geleceği akşam yemeğine, tek gitmemek için genç bir eskort tutuyor. Bu tuhaf dörtlüye bir de "değişik" bir garson eklenince, akşam yemeği tam bir trajikomik yüzleşmeye dönüşüyor.Kitap, paranın, hırsın, sosyal statünün ve sahte ilişkilerin hüküm sürdüğü bir "Garip Bir Yer"de, karakterlerin maskelerinin düşüşünü ve insani değerlere yabancılaşmalarını anlatıyor.
Öz, popüler kültürü, kurumsal hayatı ve toplumsal yozlaşmayı kara mizah ve absürt komedi unsurlarıyla harmanlayarak çok yerinde bir dille eleştiriyor. Okurken "Evet ya, tam da böyle!" dediğim çok an oldu. Kitap, güldürürken aynı anda canınızı acıtıyor. Kahkahalarınız boğazınızda düğümleniyor çünkü yazarın hicvettiği şey aslında bizim gerçeğimiz. Kısa ve akıcı yapısı sayesinde, yoğun bir tempoda geçse de elinizden bırakamıyorsunuz. Öz'ün oyunculuktan gelen gözlem yeteneği, karakterlerin iç seslerine ve diyaloglarına yansımış, adeta bir tiyatro oyunu izler gibi okuyorsunuz.
Modern hayatın getirdiği saçmalıklara, absürt durumlara ve toplumsal eleştirilere gülerken aynı zamanda derinlemesine düşünmek istiyorsanız ve eğer Türk edebiyatında hiciv ve kara mizah seviyorsanız, bu romana mutlaka bir şans verin derim.