Nasıl anlatılır bilemiyorum. Ne kadarını alabildim ne kadarını algılayabildim bilmiyorum, fakat (sindirme sürecim tamamlandıktan sonra) üzerine inceleme ve araştırma yapacağım kesin. Okurken deniz yüce başarır’ın ben okurum podcastinden faydalandığımı söylemeliyim, bir süre kimin kim olduğunu ve neyin ne olduğunu anlamakta zorlandım çünkü. İlk 200 sayfa öylesine zor bir anlatı ve dünya sunarken son sayfaların da bitmesini istemediğim bir kitap okumuş oldum. İyi ki ortalarına gelmek için zorladım kendimi ve bırakmadım. Kedi’nin muzipliğine kıs kıs güldüm, Woland karakterini anlamaya çalıştım, Usta’ya karşı empati duydum. Pek çok “ilginç” olayı toplamasına, döneminde başına gelenlere verdiği tepkilere, Usta karakteri gibi kendinin de kitabını yakmış olmasına (çoğu yazar bunu yapıyor) akıl erdirememekle birlikte, benzersiz hayal gücüne ve her şeye rağmen eserini tamamlamış(!) olmasına çok büyük saygı duydum. Kesinlikle ikinci kez okunmayı hak ediyor, ilk kısım (dediğim gibi) benim için puslu bir yer. Hikayeyi oluşturmak için yaratılan bu bölümü geçtikten sonra sonu düzlük :) Bolllca vakti olanlara, okumakla iç içe olanlara(kitaplardan soğumamanız için bu maddeyi ekliyorum) Bulgakov sevenlere öneririm. Keyifli okumalar