Ülkenin hangi yanına dokunsak altından ağlayacak bir yara çıkıyor, farkında mısın? Hangi fotoğrafa baksak içimizi sızlatan bir yüz var. Umran'ın fotoğrafını gördün değil mi? İlginç olan nedir biliyor musun? Bakıyoruz ve ölmüyoruz. O fotoğraflara bakıyoruz, Umran'a, Aylan'a, Ceylan'a, Yasin'e bakıyoruz ve hayatta kalmayı başarıyoruz.
Her sayfasında her bölümünde gözlerim dolarak okudum kahraman askerimizin yazdığı destanı. Düşmanı vatan toprağından atmak için canını hiçe sayan yiğitlerin destanı bilgilendiren ve aynı zamanda yoğun duygular hissettiren bir üslupla anlatılmış. Belki birçoğu dergilerden başka kitaplardan bildiğim önceden okuduğum hikâyelerdi ama her seferinden bambaşka duygular içinde okudum komutanların, subayların, erlerin, doktorların mücadelelerini. Belki okuduğum olayları detaylıca hatırlayamayacağım ama asla bu vatanın ne şartlar altında korunduğunu unutmayacağım, her zaman aklımda ve kalbimde olacak. Çanakkale Zaferi bizlere güç veren, diri tutan bir destandır. Vatan toprağı için toprağa düşen bütün şehitlerimizin ruhları şâd olsun. Onlara layık gençler olabilmemiz duası ile...
Leslie artık rakamlarla ve silahlarla konuşulup hesap yapılamayacağını öğrenmişti. Halbuki hesaplar rakamlarla yapılırdı ama bu topraklarda hesaplar karışıyordu. Kaç kez hesaplar bozulmuş ve rakamların ifade ettiği güç sıfırlamıştı. Kaç defa gelgit dalgaları halinde karaya, Türklerin siperlerine koşmuşlar her seferinde denize sürülmüşlerdi.
Asker burnundan soluyarak nefret içinde tetiğe bastı. Gözlerini yumdu. Vurulup yer düşenleri görmemek için cephede olmasına rağmen savaş gerçeğine gözlerini kapadı...