'Gizli bir hazine idim ve bilinmeyi murad ettim, bu yüzden bilinmek için mahlûkatı yarattım. Bu âlemde O'nu ancak insan bilebilir. İnsana Esma'sını vermiş ki O'nu zikrederek marifet sahibi olsun.
“Mutluluğumu bir başkasına yapılan yanlışın –haklı olsa dâhi– üstüne kuramam. Böyle bir temelin üstüne nasıl bir hayat inşa edilebilir ki?”
Edith Wharton
Samimi bir tavırla açıklamış. 'Hamdolsun malım mülküm var, sağlığım yerinde, sevdiğim bir de eşim var, ama mutlu değilim. Hayatım, yıldızsız bir gökyüzü gibi boş, güneşsiz geçen bahar mevsimi gibi yavan, çiçeksiz bahçe gibi acınacak halde. Belki diyorum bu eksikliğin nedeni çocuktur. Çünkü her şeyim var, çocuğum yok sadece. '
Gezgin derviş derinden bakmış adamın gözlerine.
'Sen çocuk değil, mana peşindesin, ' diye açıklamış. 'Allah sana çocuk verirse mutlu olacağından emin misin?'
İkisi arasındaki farkı nereden bilsin adamcağız.
'Eminim, bir çocuğum olsa eksikliğim gider, mutlu olurum, ' demiş.
Sayfa 252 - Everest Yayınları 124. Baskı 2016 Aralık·Kitabı okudu
güneş biterse elbet ertesi kalır
ya perşembe kalır ya pazar kalır
incelir bir zincirin bir halkası
bir tutam su kalır azar azar kalır
bir mavi yaz gömleği azar azar incelir
bir adam mavi yaz gömleksiz gezer kalır
birden bir ormana çıkılır sanki gökyüzü
bir terliye, bir ağustos sızar kalır
ve okuyan ve güldüren ve savaşan
ey okuyan ey güldüren ey savaşan
çözülür sağlam sanılan simyası bir duruşun
sesini yitirmeyen bir güçlü hızar kalır
bir akşam bir bulgu gibi sunulur bize
oysa bir yanlışlık birini ezer kalır
.... ey eşim ey sevişim ey bende yaşayan
ey bütün kitaplar ki bizi yazar kalır
eskitir bayramları ve törenleri
bir adam gelir bir düzeni bozar kalır