8/10
·89 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Yazarımızın kalemiyle daha önce çocuk kitabıyla tanışmıştım #yönbulucu ,şimdi öykü kitabıyla kalemi benim için daha çok değer kazandı... Öykü kitapları bence edebiyat dünyasının "espresso" çekimleri diye düşünüyorum .Küçük bir hacme sığdırılmış yoğun, keskin ve çarpıcı bir etki bırakıyorlar. Haksız mıyım¿ Romanlar ne kadar uçsuz bucaksız bir denizde uzun bir yolculuğa çıkmak gibiyse, öyküler de bir o kadar, o denize kıyıdan bir anlığına dalıp çıkmak ama suyun serinliğini tüm iliklerinde hissetmek gibidir. İşte bu öykü kitabımızda, şiirsel anlatım diliyle ,o serinliği iliklerimize kadar hissediyoruz. Her öykü ,okuduktan sonra durup düşünme, sorgulama molası verdirtiyor resmen. Okuyup geçebileceğiniz öyküler değil anlayacağınız... İlk öykü Koku ; bir yandan etkileyici anlatım dilinin etkisinde kalıp, diğer yandan betimlemelerle anın içinde kalıp boğulur gibi oldum... Bir Eylül Akşamıydı ; İstanbul'da Adalara olan hasretimi gideriyordum ki! İşte o kara Eylül Akşamıyla bende savruldum hüznün en dibine... Belki manzara her zaman güzel değildir ama kesinlikle gerçektir. Tuğla; köşeye sıkışmışlığın hikayesi,tamda bizden içimizden, etrafımıza en sağlam tuğlalarla örülmüş duvarların umutsuz çığlığı... Tel Toka Ağır Tahrik Manto Püren Adaletin Usturası Elma Çekirdeği Azalma Göç Masalı Maske Her öyküde o karakterin o an da ki hayatına dahil olmak kesinlikle çok etkileyici. Yazarın, okuyucuyu sadece birkaç sayfa içinde o ana ortak edebilmesi müthiş bir maharet kesinlikle... Bir çok okur için,öykü kitaplarının yeri bir başkadır. Ve bu öykü kitabının yeri de bir başka olacaktır eminim. Yaşattığı duygu yoğunluğuyla ,her öyküde kalbinize dokunacak. Demem o dur ki #fadiktavsiyesi mutlaka okuyun...
Yanık TüyYurdagül Şahin · Alakarga Sanat Yayınları · 202617 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 21:24
OKUDUM - BİTTİ! Kitap Adı : KALK Bİ DOPAMİN DEMLE Yazar Adı : SERKAN KARAİSMAİLOĞLU Sayfa Sayısı : 148 Kitap Notum: 10 / 10 Kitap İncelemem : Koşuyorsun. Yetmiyor. Daha çok istiyorsun. Yine yetmiyor. Sonra bu kitap geliyor ve şunu söylüyor: “Dur. Bir dem alalım.” “Kalk Bi Dopamin Demle” tam olarak bu hissin kitabı. Okudum bitti. Net konuşayım. 10/10. Bu bir kişisel gelişim gazı değil. “Mutlu ol, evrene enerji yolla” kitabı hiç değil. Daha çok şunu yapıyor: Modern insanın neden sürekli yorgun, neden sürekli eksik, neden sürekli tatminsiz hissettiğini yüzüne tutuyor. Nazikçe değil. Doğru yerden. Arka kapaktaki “kronik tatminsizlik” lafı kitap boyunca kemiğe işliyor. Çünkü mesele motivasyon eksikliği değil. Mesele fazla uyarım, fazla hız, fazla beklenti. Dopamini espresso gibi içmişiz, sonra neden çarpıntı var diye şaşırıyoruz. Yazarın dili rahat. Sohbet eder gibi ama hafife almıyor. Bilgili ama ukala değil. Sanki karşında biri oturmuş da “bak, yalnız değilsin. Hepimiz biraz fazla koştuk” diyor. Beyindeki o karadelik hissini çok iyi tarif ediyor. O yüzden vuruyor. Bu kitap bana şunu yaptı: Daha fazlasını istemeyi değil, daha azla yetinmeyi değil, doğru yerde durmayı hatırlattı. Dopamini kısmayı değil, demlemeyi öğretti. Eğer
1000Kitap
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
The yayınları
Puan vermedi
Kahve Sözlüğü Maxwell Colonna-Dashwood Kahve… Sadece bir içecek değil, aynı zamanda kültürlerin, coğrafyaların ve emeğin fincana yansıması. Bu kitap, kahveyi daha bilinçli tanımak isteyen herkes için The Kitap Yayınları tarafından basılmış bir kahve sözlüğü. Sayfalarında neler neler var Kahve çeşitleri: Arabica ve Robusta farkları, çekirdeklerin karakterleri. Demleme yöntemleri: V60, Aeropress, espresso, French press ve daha fazlası. Tat ve aroma profilleri: Asidite, gövde, tat notaları ve kahve tadımının dili. Kavurma ve öğütme: Çekirdeğin yolculuğunun aromaya etkileri. Kahve kültürü: Tarihten günümüze kahvenin dönüşümü ve 3. dalga kahve akımı. Ve tabii işin en tatlı kısmı: Kahvenin keşfine dair hoş bir halk hikâyesi… Rivayete göre, 9. yüzyılda Etiyopyalı çoban Kaldi keçilerinin ormanda dans ettiğini fark eder. Meğer keçiler, parlak kırmızı kahve kirazlarını yemiştir. Kaldi de bir tane dener ve kendini enerjik hisseder. Keçileriyle birlikte dans etmeye başlar. Bu tohumlar bir manastıra götürür fakat bir keşiş çekirdekleri ateşe atar. Ortaya çıkan muhteşem koku o kadar büyüleyicidir ki çekirdekler ateşten alınır, öğütülür ve suyla karıştırılır. Böylece ilk kahve fincanı doğar. Artık kahveni yudumlarken sadece tadını değil, ardındaki kültürü ve hikâyeleri de keşfedebilirsin. Kahveyi daha derin tanımak isteyenlere kesinlikle öneririm.
Kahve SözlüğüMaxwell Colonna-Dashwood · The Kitap · 202442 okunma
8/10
·152 syf.·
2025 8. kitabı
Kitap hikaye/roman şeklinde değil ana karakterin ne kadar yalnız olduğundan bahsediyor. Artık muhatap olduğu kimse kalmamış, yalnızlıktan sıkılmış ama yalnızlığa alıştığı için kalabalık ortamlardan da sıkılmış bir adam... Kitapta ki en sevdiğim kısmı paylaşmak istiyorum; "Canım kahve istiyor, üstünde şekersiz espresso yazan düğmeye basıyorum, makineye bozuk para atıyorum, kahvenin küçük karton bardağa akışını izliyorum, kahvemi içiyorum, gitmeden önce Bayan Kahve Makinesi'ne teşekkür ediyor, hoşça kalın diyorum. Para çekiyorum, evet tutar doğru diyorum, bankamatiğe iyi günler diliyorum, o benim için hiçbir şey dilemiyor. Benzincideki otomatik pompadan benzin alıyorum, üstünde süper yazan düğmeye basıyorum. Kartla ödüyorum. Bahşiş bırakmıyorum. Her yer ve her şey kapalı; kapılar, panjurlar, suratlar hep kapalı." Kitabı çok beğendim. Herkese tavsiye ederim
Hayata Dair
Tek Yalnız Ben DeğilimJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20258,1bin okunma
harika bir kitap olur mu olur, umut fakirin espresso kahvesidir
1/10
·184 syf.··
2025 30. kitabı
kitabı d&r den aldım hep vitrine koyuyordu çok okunanlardan indirmiyordu hatta çalışan abi al al beleş dedi kaçıramadım kaptım dostlar. Kitabı okurken gözlerimle beyin hücrelerim arasında tarihi bir savaş yaşandı. Gözlerim “okuyacağız” derken, beynim “bunu hak ediyor muyuz” diye ağladı. Yani hak etmekten kastım böylesi, mitoloji cennetinin bekçisinin bile göz yaşlarını tutamadığı bir güzellikteki kitabı okumak için yeterli bilişsel seviyeye gelip gelmediğimden emin olamadım yani. İnsanın öznenin fenomenolojik sınırlarında deneyimlediği mevcut bilinç durumunun, evrensel gerçeği kavrayış düzeyine ulaşabilmesi için yeterli bir evrimsel aşamaya gelmiş olup olmadığına dair derin bir düşünceye dalarak, bu noktaya gelip gelmediğimi düşündüm. Kitaba gelirsek: Cümleler öyle bir akıyor ki, sanki klavyeye bir şey düşmüş bir şeyler yanlışlıkla yazılmış ama olsun gelişime açık bir kalem. Betimlemeler bazen aşırı detaylı bazen ise öyle eksik ki ana karakterin kaç kolu olduğunu hala bilmiyorum. Hatta ana karakter var mı bilmiyorum. Kurgu muydu bilmiyorum. Diyaloglar desen, insanı derin düşüncelere sürüklüyor: “Bu karakter gerçekten mi yaşıyor, yoksa yazar onu hayali arkadaş olarak mı yazdı?” Bazı cümleler öyle anlamlı ki, düşündüm, düşündüm… düşündüm… ve hâlâ ne demek istendiğini anlamış değilim. Belki de bir şifre var? Kitabı baş aşağı mı tutmalıyım? kesşke başarılı bir okur olsam da anlayabilsem ama koyunum ben ağlayacağım "Halden anlamak için insanlığın hallerine şahit olmak gerekir." Ama bunun için illa sırt çantasını takıp Afrika’ya gitmeye gerek yok. Kimse elinde dürbünle “Bakın, işte burada nadir görülen bir yoksulluk çeşidi var” diye vahşi hayat belgeseli sunmak zorunda değil. Çünkü bizim ülke zaten ağır dram + kara mizah + distopya paketine sahip bir açık hava
Afrika SeyahatlerimEmine Erdoğan · Turkuvaz Kitap · 202117 okunma
Puan vermedi·329 syf.··
2025 14. kitabı
Son zamanlarda okudugum en eğlenceli,sıcak, sürükleyici polisiyelerden biriydi Commissario Morello. Yeni başladım bu seriye. Italyan-Alman ortak yaratimi. Alman yazar Wolfgang Schorlau'nun daha önce Dedektif Dengler'in ana kahramani oldugu kitaplarından üçünü okumuştum. 2020'de pandemi doneminde İtalyan oyuncu Claudio Caiolo ile birlikte bir polisiye yazmaya karar veriyorlar ve ortaya Şapşal ama kararlı, asla söz dinlemeyen Commissario Morello karakteri ortaya çıkıyor. Sanırım karakter cok sevilince ardından diger kitaplari da yazmışlar ve sayı üçü bulmuş. Sicilyali Morello,mafyanın tehditlerinden korunabilmek için polis teşkilatı tarafından Venedik'e gönderilir. Morello ,Venedik'i hic sevmez ama el mecbur orada çalışmak zorundadır. Zira sürekli ölüm tehditleri almaktadır. Mafya-siyaset ilişkisini ortaya koyup pek çok siyasetçinin tutuklanmasını sağladığı için tehdidin dozu artmıştır. Şapşal İtalyan komedisi, Sicilya mutfağı, duble espresso,kruvasan,coppola(kasket),venedik gondollari,arsız turistler ve kalabalık sokaklar da asıl konunun arkasından akmaya devam eder. Sermaye, politika ve mafya ilişkisini ortaya koyan bu polisiyeyi mutlaka okuyun. Bu arada Iletisim Yayınları'nın cok kaliteli polisiye kitaplar bastığını söylemeden geçemeyeceğim.
Başıboş KöpekWolfgang Schorlau · İletişim Yayıncılık · 202235 okunma