“Fildişi kulenin penceresi pembe kristal. İnsanlar güzel görünür oradan. İnsanları sevmek için onlardan kaçmak gerek. Ben kütüphanedeki insanları seviyorum. Onları sevdiğim için dışardakilere de muhabbet besleyeceğimi vehmediyorum. Ama her temas yaralayıcı. Kılıç yarası değil bu. Tırnak yarası. Kirli ve şiiriyetsiz.”
…hâlâ arkamızdan çalan geçmişin ıslığı kaldı. Kelle gezdirmedin adı hayatta olmaya kadar uzandı.Devir üstümüze devrildi . Bize miras kala kala bu kaldı .
Bana kalırsa beklemek dünyadaki en acımasız şey.İnsan beklerken asla tam olarak yaşayamıyor Osman.Ben şimdilerde yeniden hayata karışmak için bir heves bekliyorum .”Bir yolumuz varsa o yol bizi bulur” demiştin.Ateş hâlâ sıcak , fazla uzaklaşmış olamam Osman .