Kadın kısmının gerçek durumu böyledir.Onun köleleştirilmesi, erkeklerin kadını bir zevk aracı olarak görmesinden ileri geliyor.Erkeklerin çoğu,bu isteklerinin çok isabetli olduğunu sanır.Kadınlara özgürlük verilir; görünürde de erkeklerle eşit haklar tanınır.Buna rağmen o her yerde, yine zevk aracı olarak görülmekten kurtulamaz.O, çocukluğundan itibaren böyle yetiştirilmiş, böyle büyütülmüş; onun bu durumunu toplum da onaylamıştır.Böylece kadın, küçük düşürülmüş; boynu bükük bir kul ve köle derekesinde süründürülmüş, erkek de rezilce o kulun ebedi sahibi ve ahlaksız efendisi olup çıkmıştır.
Yenisöylem,düşünce ufkunu genişletecek biçimde değil,daraltacak biçimde düzenlenmişti; kaldı ki, sözcük seçiminin en aza indirilmesi de dolaylı olarak bu amaca hizmet ediyordu.
“Amerika’da “kadın hastalıkları” kavramının birinci kelimesi olan “kadın” ile değil,ikinci kelimesi olan “hastalık” ile ilgilidir insanlar.Bu sebepten ötürü, Türk kadınlarına utanç verdiği gibi utandırmıyor onları kadın hastalıklarından söz etmek.Anna’nın jinekoloğa gittiği konuşulabiliyor “utanmadan”,bir ayıp gibi algılanmadan.”
Bazı gerçekler acıdır ama acıyı tatmamız gerekir ki silahımızı ona göre hazırlayabilelim.Ve ben ve yaşıtlarım büyüdüğümüzde hastalığımızdan utanmayalım.
Sayfa 58 - Kadın Hastalıkları ve Anna·Kitabı okudu
“Vazgeç hepsinden.Kapan kendine,kendi içine.Zira dünya kötülüklerle dolu bir kara ormandır.Fitne fücur diz boyu baksana.Hele kadınsan aman dikkat et üstüne başına,adımına adamına,sen en iyisi hiç çıkma,hiç koşturma,otur oturduğun yerde,büzül kal benimle,tortop olalım,ne olur ne olmaz,kabuğumuzdan ayrılmayalım.”