Esra

Esra

, şu anda okuyor
%20 (58/280 syf.)
Tarık Tufan
8.4/10 · 8,4bin okunma
Reklam
Hayatın en acımasız taraflarından biri de en çok unutmak istediklerimizi bir gün mutlaka anlatmak zorunda kalmamız. Unutmak diye bir şey yok. Unutmak diye bir şey var. Unutmak diye bir şey var ya da yok. Bir yerden sonra o da anlamını yitiriveriyor. Kendi kendime ayna oldum, gördüklerime tahammül edecek gücü bulamayınca da paramparça ettim. Söylemek kadar kolay olmadı. Hiç kolay olmadı. Kendi sırrını parçalamak.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Yalnızlık denen uçurumun kıyısında yuvarlanırken, can havliyle bir yerlere tutunsam belki düşmeyecektim, emin değilim, belki buna rağmen düşecektim ama gururum elvermediğinden hiçbir yere tutunmadım ve bunu bile isteye seçmiş gibi yuvarlandım aşağıya.
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Bir başıma yaşamayı hemen hemen öğrendim. Hemen hemen diyorum, çünkü insan tek başına yaşayamaz. Yaşamak sandığı şey kendi küflü, rutubet kokan yalnızlığında içten içe çürümek, azar azar tükenmekten ibaret.
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Hayatın her koşulda devam etmesi gerektiğine ilişkin cilalı inancımız bizi hem hayata hem de birbirimize karşı hissizleştirdi, yabancılaştırdı; aklımıza üşüşen bütün soruları kafamızın arkasına itiveriyoruz. Birbirimize yapabileceğimiz en büyük kötülüklerden birini yapıyoruz; yapmacık tavırlarla, yalan olduğunu herkesin bildiği bir gülüş icat ettik -ilk olarak babam icat etmişti bu gülüşü, sonra annem kullanmaya başladı, en son biz- ve sadece kendi dünyamızda geçerli bir para gibi son derece bonkörce dolaştırıyoruz aramızda.
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Reklam