Roman, yıllar sonra bir araya gelen iki eski dostun tek gecelik yüzleşmesini anlatıyor. Bir zamanlar ayrılmaz olan bu iki adamın arasına giren bir kadın, kırılan güven ve söylenmeyen sözler var. Biri yıllarca o geceyi zihninde büyütmüş, diğeri ise uzaklara gitmiş. Şimdi, mumlar yanarken geçmiş masaya yatırılıyor. O uzun konuşma boyunca sadece bir ihanet değil, insanın gururu, kıskançlığı ve kırılmışlığı da didik didik ediliyor.
Yazarın cümle kuruluş biçimi gerçekten çok güçlü. Her paragraf düşünülmüş, her cümle bir hesaplaşma gibi. Özellikle iç çözümlemelerde dili adeta parlıyor. Okurken bazı satırların altını çizmek istedim.
Ama dürüst olmam gerekirse, kimi bölümler fazla uzatılmış geldi bana. Aynı duygunun etrafında uzun uzun dolaşılıyor. O güçlü atmosfer bazen ağırlaşıyor ve insan bir noktada “artık sona yaklaşalım” hissine kapılıyor. Final ise benim için tam bir kapanış duygusu vermedi; bazı şeyler net bir sonuca bağlanmadan bırakılmış gibi.
Yine de bu kitap, olaydan çok ruh hâliyle hatırlanacak bir metin. Bitirdiğimde aklımda karakterlerin yaşadıkları kadar, içimde bıraktığı o yoğun ve ağır hava kaldı.