ba-yıl-dım. yalnızca tek bir kelime ile düşüncelerimi dile getirmem gerektiği söylenseydi muhtemelen bunu söyler ve kenara çekilirdim. yazardan okuduğum ilk kitaptı, dolayısı ile bazılarınız gibi diğer eserleriyle sarı yüz arasındaki farka değinip onlarla kıyaslayamayacağım. iyi ki ilk bu kitabını okumuşum, oldukça mutluyum bu sebepten ötürü.
konusuna ufaktan değineyim,
medyanın sandığı kadar olmasa da birbirine yakın iki yazar arkadaş var kitapta. june ve athena.
athena başarılı, kitapları çok satanlardan çıkmayan bir dahi. june ise hiç kimse. ilk kitabı başarısızlıkla sonuçlanmış bir 'ezik'. en azından o böyle görüyor kendisini. june'un athena ile tanıştıktan sonraki hayatı onu kıskanmakla geçiyor ama ağzını açıp bir şey söyleyemiyor athena'ya. çünkü o athena; karizmatik bir yazar, june'un olamadığı her şey, june'un olmak isteyeceği kişi.
ikili bir akşam birliktelerken athena ölüyor. june olayı polislere anlatıp athena'nın dairesinden evine dönüyor. ama yalnız başına değil; athena'nın çıkarmaya hazırlandığı bir kurgunun taslağı ile. ölmeden önce athena'nın kendisine anlattığı 'son cephe'nin karşısına oturup değiştire değiştire, ekleye çıkara bir şekle sokuyor ve kendisininmiş gibi onunla ilgilenen 'ajana' gönderiyor. ve olaylar böylelikle başlamış oluyor.
kitabın konusundan okuyana dek uzak kaldım. ne kadar popüler olursa olsun spoiler yemeden buralara kadar geldim ama arkadaşım kitabı okuduğunda ondan bilinçli bir şekilde bazı spoilerlar aldım. buna rağmen O KADAR KEYİFLE OKUDUM Kİ, O KADAR HEYECANLA BİTİRDİM Kİ KİTABI! cidden elimden düşürmek istemedim ama iş yoğunluğum izin vermedi ki hemencecik bitireyim!
kitap gerçekten günümüzü yansıtıyor ve iz bırakacak nitelikte. yayın hayatını, yazarları çok çok iyi yazmış ve bizlere sunmuş kuang.
kitabı sevmemin en