"Dilencilerden nefret ederim "dedi. Dilenciler Dünyanın en haysiyetsiz insanlarıdır. Hırsızlar, kanlı katiller Bence, boynu bükük zavallı gibi görünen, daha doğrusu, öyle görünebilmek için rol kesen dilencilerden çok daha makbuldürler! "
Zaten bu olaylar içinde normal olmak bir çeşit anormallik sayılmaz mı? Her devrin kendine mahsus ölçüleri vardır. Bir savaş zamanında barışta olduğu gibi yaşamak bir inkılap devrinde statik devirlerin kalıpları içinde sıkışıp kalmak bir gaflet, bir avarelik, bir sapkınlık değil de nedir?
İyi ki gitmedim.
İyi ki gitmedim. Çünkü her hayatın kendine göre bir başlayışı bir bitişi vardır. Bunu değiştirmek kimsenin elinde de değildir ve olmamalıdır. Hayat,bölünmez bir şeydir. Onun belirli ve mukadder mimarisini değiştirebilir miyiz? Değiştirmek elimizde midir? Ve değiştirsek güzel, iyi bir iş olur mu?
Ne bu zıhrılardan ne bu ordudan ne Sokak başlarındaki bu makineli tüfeklerden korkuyorum. Beni, korkutan şey, kendi aramızdaki anlaşmazlıklar, kendi aramızdaki nifaklardır. Bizi Asıl bu mahvedecek!