Çok uzun zaman önce , onlar da sıcaklık ve gücün getirdiği çocuksu bir duyguya sahiptiler , o zamanlar dallardan tomurcuklar fışkırıyordu .Sonradan ağaç kesilivermişti. Şimdiyse , bahar geldiğinde, o ağacın parçalarında hâlâ çok çok hafif bir yaşam ürpertisi uyanmaktaydı.
Kendisi zafere koşulu değildi,çok uzun süre yanılsamalarla yaşamıştı.Madem ki ta en başından sonucun böyle olacağını hissetmişti , neden aldatılmayı kabullenmişti ki?
Daha çok yol var mıdır?Yoo, şu ilerideki nehri geçmek, şu yeşil tepeleri aşmak yeterlidir. Belki de varmışızdır bile. Şu ağaçlar, kırlar, şu beyaz ev belki de bizim aradığımız şeylerdir. Bir an bunun doğru olduğuna inanıp orada durmak isteriz. Sonra kulağımıza ileride daha iyisinin olduğu çalınır ve tasasız bir biçimde yeniden yola koyuluruz.