Yanlış anlaşılan medeniyet , mezarda bir izdivaç ve iki karpuz bir koltuğa sığmaz oyunları ile modernleşme, evlilik ve ilişkiler üzerine yazılmış çok dilli bir Osmanlı komedyası. Günlük hayatta iç içe geçmiş milletlerin dilini okumanın zevki bir yana konuları itibarı ile de oldukça ilgi çekici buldum. Yanlış anlaşılan medeniyet, kurgu,anlatım ve derinlik açısından en başarılı bulduğum oyundu. Sadece Osman Hamdi Bey’in oyunu- iki karpuz bir koltuğa sığmaz- beklentimin altında kalsa da kitap bütünü ile keyif vericiydi.
Osmanlı sahnesi bilgimin olmadığı bir alandı. O sebeple bu kitabı çok değerli buluyorum.Terimlerin titizlikle açıklanmış olması da benim açımdan çok faydalı oldu. Emeği geçenlere teşekkür ederim.
Kadınların hürriyeti, bilgeliği ve evlilik üzerine yazılmış iç burkan ve etkileyici kısa bir hikaye. Döneminde kadınların okuması ve zorba bir koca eline teslim edilip hayatının anlamsızlaşması ve özgürlüğünün kısıtlanmasını çarpıcı ve açıkçası radikal bir şekilde ele almış.
Takdir ettiğim konu şu; döneminde hatta dönemimizde dahi tabu olan meselelere geliştirdiği düşüncelerini cesaretle yazmış ve anlatmış. Bundan 10 sene evvel dahi kadınlar, bu romanda yazmış olduğu karakterlerin ağzından konuşsa birçoğumuz ağzımız açık dinlerdik. İşte o zamanda nasıl bir bomba etkisi yarattığını hayal edebilirim. Üstelik okuma yazma oranları hayli düşük bir zamanda bir erkek tarafından söyleniyor.
Ahmet Mithat okunmalı ve okutulmalıdır. Ben zevkle okudum ve okunmasını tavsiye ederim.
Bir yazarı ya da geçmişteki bir olayı hakkıyla anlayabilmek ve yorumlayabilmek için dönemine göz atmak nasıl gerekirse bir ressamı anlayabilmek, sanatındaki gizemini, güzelliğini görebilmek içinde mutlaka dönemini bilmek gerekir. Osman Hamdi bey bu aralar özel ilgi alanım ve hakkında yazılmış makaleleri de okumaktayım hâlen. Bu kitap, eğlenceli, okuru içine çeken güçlü bir empati kurma hissini başarıyla veren, dönemini de güzel aktaran bir kitaptı. Zevkle okudum, hatta okurken kalp atışlarımın hızlandığı, heyecandan bir sonraki sayfayı çevirmeyi beklediğim kısımları da bolca vardı. Makalelerle uyumlu olduğunu düşünüyorum ki yazar, son sayfada bundan da bahsetmiş ve kitap tamamen bir hayal ürünü olmaktan çıkıp gerçekçilikte taşıyan bir romana dönüşmüş.
Kitap bittikten sonra milli bir değerimizi bu zamana kadar çok az tanımış olmama da üzüldüm açıkçası.
Emre Caner’e teşekkür ederim. Herkesin okuması, bilmesi gereken bir aydınımız, kaplumbağa terbiyecimiz.
Kitap genel olarak Osman Hamdi Bey’in sanatı hakkında bilgi veriyor. Resimlerinde kullandığı mekan, kişiler, objeler ve resim içerisindeki birçok detayı öğrenip, farkına varabilirsiniz.
Osman Hamdi BeyNilüfer Öndin · Hayalperest Kitap · 202261 okunma
Hayatı gün gün hatta saati saatine düzensiz, artan azalan grafik gösteren genç yazarın bu hayat döngüsü içerisinde açlığının vücuduna, psikolojisine ve davranışlarına nasıl yansıdığını görebiliriz.
Yazarın asıl açlığı ne zaman yiyeceğini de kestirememesinde. Karnını kalemiyle doyurmaya çalışması ve çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanması grafiği daha da aşağı çekiyor. Hatta öyle bir noktaya geliyor ki “ sefaletim beni canımdan öyle bezdirmişti ki, artık bu hayatı savaşmaya değer görmüyordum. Öylesine bitmiştim ki, şimdi eski halimin bir gölgesiydim ancak.” Diyor.
Şans bazen hayatına uğrasa da genel olarak sefilliği ve çaresizliğini okuduğumuz bu yazarda beni hayrete düşüren;
dik duruşunu kaybetmek istememesi ve gururunu her daim korumak isteyişi yer yer kendini yalan söylemeye, insanları aşağılamaya hatta hakkı olmayan paraya da el uzatmasına bırakabiliyor. Burada gerçek bir açlığın insan için nasıl bir kırılma noktası olacağını da görebiliriz.
*
Kısacası, kitap daha detaylı incelemeleri ve bitirildikten sonra üzerinde konuşulmayı hakediyor.