Nasıl anmazsın o çocukluk günlerini!
Dalda bülbülü vardı, gökte beyaz bulutu.
Annem vardı, babam vardı.
Bahçemizde, ılık, uzayan günlerdi yaz,
Bir beyaz âlemdi kış.
Başkaydı güneşi, böyle değildi ayı.
Artık istemiyorum yaşamayı!
Bir gün ver bana Tanrım,
Ta çocukluğumdan kalmış…
Ziya Osman Saba
Çok yoruluyorum son sıralar. Haftada 3 şehir değiştiriyorum, 2 günü 14 saatten 6 gün çalışıyorum; bir yandan öğretmenlik, bir yandan öğrencilik, bir yandan hekimlik yapıyorum. Gözlerim kırmızı, altı mor.. Yarım yamalak uykularım, rüya görmeye vaktim yok. Şairin, "Vaktim yok görüşmeye kimseyle/ Kendimle bile/ Kendimle bile" dediği noktadayım.
Bütün bunların arasında zihnimin dinlendiği -aynı zamanda delirdiği- tek şey sensin. Yasak ve tutsak olduğum, uzak ama yakın olduğum.. Çıkmıyorsun aklımdan, düşmüyorsun dilimden...yetmez...tüm şarkılar sana/bana yazılmış gibi... Algoritma aleyhime, şeytan lehine konuşuyor. Bir gün yenilirsem?
"Ellerimde çiçekler, kapında sırılsıklam, görürsen bir gün şaşırma."
Çok yoruluyorum son sıralar. Haftada 3 şehir değiştiriyorum, 2 günü 14 saatten 6 gün çalışıyorum; bir yandan öğretmenlik, bir yandan öğrencilik, bir yandan hekimlik yapıyorum. Gözlerim kırmızı, altı mor.. Yarım yamalak uykularım, rüya görmeye vaktim yok. Şairin, "Vaktim yok görüşmeye kimseyle/ Kendimle bile/ Kendimle bile" dediği noktadayım.
Bütün bunların arasında zihnimin dinlendiği -aynı zamanda delirdiği- tek şey sensin. Yasak ve tutsak olduğum, uzak ama yakın olduğum.. Çıkmıyorsun aklımdan, düşmüyorsun dilimden...yetmez...tüm şarkılar sana/bana yazılmış gibi... Algoritma aleyhime, şeytan lehine konuşuyor. Bir gün yenilirsem?
"Ellerimde çiçekler, kapında sırılsıklam, görürsen bir gün şaşırma."
open.spotify.com/episode/5ego6mW...
"Dün akşam aldım seni yanıma; gücenikliğini aldım, vazgeçişini; ilk karşılaştığımız günkü sesini; benim dönüp dönüp gidişlerimi, senin gittikçe bir kuyuya benzeyen suskunluğunu. Yolların kentten koptuğu bir uzaklığa varıp durdum."
Perdeleri kapat, sevgime tanık istemem.
Işığı söndür, gel otur yanıma konuş,
Er geç anlaşacağız başka çaremiz yok.
Sonra sevişeceğiz, bu düzen böyle kurulmuş.