Ne yazık ki vücudun çökmesi zekânın olgunluk zamanına tesadüf eder. Manasız çocukluk, tatsız gençlik, olgunluk çağına hazırlanmaktan başka nedir? Zeka - ayva ve portakal gibi -geç renk ve koku kazanan bir sonbahar mahsulüdür. En az kırk sene güneşte pişmeden bu asil meyve ballanmıyor.
Ne olacağı meçhul yeni doğmuşlara yer açmak için ölümün her sene, bilhassa baharda, kır saçlara attığı tırpan, kim bilir, tabiata karşı insan zaferini ne kadar geciktirmektedir!
Ama biz kendimizi onlara böyle sunarken, ilmin faziletleri ile ilgili ayetler ve hadislerle onları etkilerken layığı ile çalışmazsak Allah'ın huzuruna nasıl çıkarız? İlmin sefasını sürmüş, cefasını terk etmiş olmaz mıyız? Korkarım o Allah'tan ki kendimizi böyle yüce şeylere nispet ederken gerçekten takatimizin sonuna kadar çalışmazsak münafık addedilelim.