Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için ;
Bir: kelimeler
İki: aşk
Üç: annelik duygusu
Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva’ya kaldı.
Ama aşk çok ağırdı.
İkisinin de tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zeminli de aşkı bir başına kaldıramayınca , bölüştüler yükü. Yarısını Adem sırtlandı, aşkım yarısı Havva’ya kaldı.
“Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Bu büyük sır, zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre ömür kadar uzun gelirken bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Zamanın bu garip kısalığı ve uzunluğu, o saat içerisinde yaşanan olaylara bağlıdır. Çünkü zaman yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.”
“En acıtıcı yara, asıl yanılanın insanın kendisi olduğunu anlamasıdır. İzi hiç silinmeyen tek yara, kendine ihanet eden bilinç tarafından kanatılmıştır. En güç affedilen hata, insanın kendisine ait olandır aslında…”
“Bir şey, tek bir şey tüm yıkıma karşı ayakta kalır; insanın insanla karşılaşması… gün oldu, bir yabancının bakışlarıyla, bize göz kırpışıyla uçurumun kenarından döndük”