Eşref Bitlis
Cem Ersever, Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis'in kuşkulu bir uçak kazasında şehit olmasından bir ay kadar sonra 17 Mart 1993'te 30 arkadaşı ile birlikte görevinden istifa etmiş, istifa mektubunda da "Güneydoğuda Devlet güçleri içerisinde oluşturulan bir çete, cereyan eden hadiselerin gerçek boyutlarının Türk Milleti tarafindan görülmesini engellemektedir," demişti.
Sayfa 8·Kitabı okudu
Kahraman Orgeneral Eşref Bitlis
1980 sonrası güya Türkiye'nin müttefiki olan ABD, PKK'ya açıktan arka çıktı, malzeme desteği yaptı ki bölgede görev yapan pek çok subay buna tanık olduğu için ABD'yi düşman saymaya başladı. İşte buna bir örnek: Adı: Orgeneral Eşref Bitlis. Jandarma Genel Komutanı. Subaylarından aldığı onlarca somut belgeden hareketle döneminin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a şöyle bir rapor gönderir: 'ABD'li komutanların PKK'ya malzeme gönderdiği ve yardım yaptığının belgelerini arz ediyorum..." Sonrası mı? ABD'lileri çılgına çeviren bu raporun akabinde Orgeneral Eşref Bitlis'in uçağı düştü. Uçağın düşme sebebi buzlanma olarak açıklandı lakin bunun cinayet ve ABD'nin intikamı olduğu nerede ise ortak kanaatti. Evet, CIA Eşref Paşa'yı öldürmüş ve bu şekilde TSK'ya gözdağı vermişti.
Sayfa 122
Alıntı
Reklam
İpini koparan üniversiteye atıyor kendini.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Halen daha devam eden kirli karanlık olaylar..
Türkiye'de bugüne kadar çok olay olmuştur. Bunlardan iki tanesi, Uğur Mumcu olayı ile Eşref Bitlis olayı ise çok önemlidir, iki olay da Türkiye'nin bağımsızlığını hedef almıştır..
Sayfa 160·Kitabı okudu
Türk Ulusunun İradesi Dışına Çıkanı Türk Ulusu Tanımaz
Toplumu dincilik ile uyusturup her ihmalli ölümü şehit torbasına attılar. Düşen ve arapların çöpe attığı kargo uçağında yirmi can neden şehit oldu bilen var mı? Kara kutusu bulundu, sebebi bulunamıyor! Ölen Türk çocukları olunca Türk düşmanlığı şehit torbasına atıyor ve unutturuluyor. Prof Dr Engin Arık ve ekibinin uçağı da Isparta da 2007 yılında düştü ve sebebi hala bilinmiyor. Eşref Bitlis helikopterini kim düşürdü? Neden bunları Türk ulusu bilmiyor. Anadolu ve Türk ulusu gizli saklı toplantılar ve karanlık ilişkiler ile ulus devlet yapısı hedef alınıyor Türk ulusu bilmiyor. Irak bölündü peşmerge aşiretine kuzeyi teslim edildi arka kapı ticareti ile Irak devletinin bilgisi olmayan petrol kime satıldı. Biliniyor. Muhalefet partileri bunu Türk ulusuna anlatmıyor. Türk ulusu artık kimseye güvenmiyor. Medyaya, siyasete, sermaye kim olursa olsun. Türk ulusunun kendi irsdesi dışına çıkan kimseyi tanımayacak.
Hayata Dair
Henüz hiçbir şey aydınlatılmış değil…
Eşref Bitlis ve Turgut Özal doğal nedenlerle ölmüş olabilir; suikast kurbanlarının öyle ölmediği kesindir. Talimatları kim vermişti? Suikastları kim gerçekleştirmişti? Kim, kimin çıkarları için kiminle iş birliği yapmıştı? 1996'daki Susurluk skandalı, devlet organları, suç çevreleri ve aşırı sağcılar arasındaki yaygın bağlantıları ortaya çıkarmıştı: 3 Kasım 1996 tarihinde Susurluk yakınlarında (Batı Anadolu'da Balıkesir'in kuzeyinde bir ilçe) meydana gelen bir trafik kazasında üç kişi hayatını kaybetmişti: İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ, Interpol tarafından aranan aşırı sağcı militan ve Ülkü Ocakları'nın önde gelen üyelerinden Abdullah Çatlı ve eski güzellik kraliçesi Gonca Us. DYP milletvekili, toprak ağası, aşiret lideri ve Kürt köy korucularının lideri Sedat Edip Bucak ağır yaralı olarak kurtuldu. Bu ilişkiler ağında, 1912-1922 Osmanlı-Türk felaketi zamanına kadar uzanan bir derin devletin, yani devlet içinde gizli bir yeraltı devletinin derin izleri okunabilir.
Sayfa 204 - Tarih Vakfı Yurt Yayınları
Reklam
Reklam