Eymür bu kitabında Hiram Abas'ı odak noktası yapıyor. Bu kitaptan önce Eymür'ün başka kitabında, Aydınlık Gazetesi'nin ev adresine ve fotoğrafına kadar bilgi yayınlayarak Abas'ı hedef göstermesinden ve Abas hakkında çeşitli ithamlarda bulunduğundan bahsettiğini hatırlıyorum. Eymür, Analiz'de Abas'la tanışması ve ölümüne kadar olan süreci işlemiş. Bu süreçte katıldıkları operasyonlardan, yaptıkları alt düzey ve üst düzey görüşmelerden, kurum içi ve kurum dışı yazdıkları raporlardan bahsediyor. Arada Mahir Çayan - Yılmaz Güney ilişkisine, THKP-C ve Ulaş Bardakçı operasyonlarına, Filistin Kurtuluş Örgütü ve diğer Ortadoğu menşeli İslami örgütlerin Türkiye'deki sol örgüt mensuplarına eğitim verdiğine, Deniz Gezmiş'in de bu eğitimlere katıldığına, ülkemiz aleyhine çalışan yerli ve yabancı ajanlara vs değiniyor. MİT'in tarihçesini, MAH'tan başlatarak kronolojik sıra halinde anlatıyor.
Kitapta dikkat çeken hususlardan biri de Eymür'ün de Mahir Kaynak gibi istihbarat kurumumuza oldukça gerçekçi ve yapıcı eleştiriler getiriyor olması. Mesela; kişileri ideolojisi nedeniyle fişlemek yerine onların kim olduğundan haberi olup tehlikeli boyuta gelmediği sürece raporlandırılmaması ve müdahalede bulunulmaması, toplanan istihbaratı yukarıya iletip bırakmaktansa gereğini istihbarat kurumu olarak yerine getirmesi, kurumun iç çekişmelerle yıpratılmaması, personelin liyakat esasına göre istihdam edilmesi, kurum atamalarında yıllardır kurum içinde görev alanların seçilmesi ve kurum dışındakilere fazla yer verilmemesi, istihbaratın eski usullerle değil daha teknik ve modern teçhizatlarla yapılması gibi eleştiri ve öneriler getiriyor. Belki şu eleştiriler de getirilebilir: İstihbarat kurumumuz özellikle 70 lerden sonra sol eğilimli hareketlere odaklanıyor. Bu odaklanmayı sadece sol