📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
... bütün bir kış balolarda, müsamerelerde, tiyatrolarda sarf edilen paraların küçük bir kısmı bu gibi hayır işlerine ayrılsa insanlık ne büyük facialardan, kötülüklerden kurtulurdu hülyasıyla bir an için oyalandım. Sonra hayatın çirkin hakikatleri, insanların bitmek tükenmek bilmeyen hevesleri ve ihtirasları aklıma geldi.
Âfitâbum gün gibi rûşen delîlün var iken
Hüsn içinde kim ider sen mâh-i tâbân ile bahs
[Ey benim güneşim! Senin güneş gibi apaçık, parlak delillerin ortadayken; güzellik hususunda kim senin gibi parlak bir ayla yarışmaya, boy ölçüşmeye cesaret edebilir?]
Prizrenli Şem'i, klasik edebiyatın bana göre en güçlü şairlerinden. Döneminde Fuzuli, Baki, Hayali gibi ustalar yetişirken kendisi onlardan daha geri planda kalmıştır lakin bu durum sanatındaki güce gölge düşürmemiştir. Sevgili onun nazarında, hem bir güneş hem de ay kadar parlak ve aşikâr bir güzelliğe sahiptir. Sevgilinin güzelliği o kadar açıktır ki ispata bile gerek yoktur, onun yüzü zaten kendi kendinin delilidir. Dünyada güzel sayılan hiçbir şey, sevgilinin zarafetiyle boy ölçüşemez, yarışa dahi giremez. Zira netice ezelden bellidir.
Bir erkeğin başka vazifeleri, başka emelleri, başka meşguliyetleri olmalı; bir erkek memleketinin, milletinin büyüklüğüne, şeref ve yükselmesine hizmet etmeli; insanlığa, insanlığın ihtiyaçlarına yardım edebilecek şeyler aramalı, bulmalı.
Asıl dünyada muhabbetin ne olduğunu bilmeyenlere, o yüce hissi takdir edemeyenlere, kalplerinde mukaddes, aziz bir hayal taşımayanlara acımalısınız. Dünyada sevmek, sevilmek kadar bahtiyarlık var mı zannedersiniz?