"Kadınlar yüzyıllardır, karşısındaki adamın yansımasını iki misli büyük gösteren, büyülü ve hoş bir ayna vazifesi görmüştür. (...) Kadın gerçeği söylemeye başlarsa, aynadaki adam küçülür; hayata uygunluğu azalır. Kahvaltıda, akşam yemeğinde kendini olduğundan en az iki misli büyük görmezse, hüküm vermeyi, yerlileri uygarlaştırmayı, kanun yapmayı, kitap yazmayı, şölenlerde şık kıyafetler içinde nutuk çekmeyi nasıl sürdürebilir?"
"Yoksa öfke, erkin sihirli hayvanı, yardımcı perisi midir? Örneğin zengin insanlar çoğunlukla öfkelidir çünkü fakirlerin onların servetini ellerinden al mak istediğinden şüphelenirler."
Bak, bir hastalığı kökün den iyileştirecek ilaçları yapan çok yetenekli hekimler tanıdım. Bunlar, merhem ya da ilaçlarını basit insanlara kutsal sözler söyleyerek ve duayı andıran cümleler okuyarak veriyorlardı. Bu duaların iyileştirme gücü olduğundan değil, kutsal sözlere duyulan güvenin uyandırdığı ruh, ilacın bedensel etkinliğine daha hazır olduğu için.