Maslow bu kitabında insanın gelişimi, ihtiyaç temelli bir süreç olarak ele alınmaktadır. Buna göre insan davranışlarının temelinde ihtiyaçlar yer almakta ve bu ihtiyaçlar doyuruldukça birey daha üst düzey gelişim aşamalarına yönelmektedir. Kimi psikologlar insan gelişimini tek bir temel amaca, yani kendini gerçekleştirmeye bağlamakta ve tüm gelişim sürecini bu doğrultuda açıklamaktadır. Bu yaklaşımda insan, pasif bir varlık değil; kendi potansiyelini gerçekleştirmeye yönelen aktif bir varlık olarak kabul edilir.
Metinlerde çocuk gelişimine de özel bir önem verilmektedir. Çocuğun sağlıklı gelişimi için yetişkinlerin onun doğal gelişim sürecine güvenmesi gerektiği vurgulanmakta, aşırı müdahalenin çocuğun kendiliğinden gelişimini engelleyebileceği ifade edilmektedir. Bu bağlamda çocuk, dışarıdan şekillendirilecek bir varlık olarak değil, kendi içsel potansiyeline göre gelişen bir birey olarak ele alınmaktadır.
İnsan işleyişi iki temel düzeyde açıklanmaktadır: eksiklik (E) ve varlık (V) düzeyi. Eksiklik düzeyinde birey, sahip olmadığı şeyleri elde etmeye yönelir ve davranışları ihtiyaç gidermeye odaklanır. Bu düzeyde biliş ve sevgi de ihtiyaç temellidir. E-bilişi, analiz eden ve eksikliği gidermeye yönelik düşünme biçimini ifade ederken, E-sevgisi bağımlılık ve sahiplenme içeren bir sevgi türüdür. Buna karşılık varlık düzeyinde birey, eksiklik duygusundan uzaklaşarak olayları ve insanları olduğu gibi kabul etmeye yönelir. V-bilimi, nesneleri bütünsel ve yargısız biçimde kavramayı ifade ederken, V-sevgisi karşısındaki kişiyi olduğu gibi kabul eden, özgür ve koşulsuz bir sevgi anlayışını temsil eder.
Bu çerçevede sağlıklı birey, kendini gerçekleştirme düzeyine ulaşmış kişidir. Bu bireyler gerçekçi, bağımsız ve yaratıcı olup yaşamı derinlemesine deneyimleyebilme