Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gidergelirlerdi. Bu yerlerde meridyenlerin Greenwich’ten başlayarak sayılması gibi bütün uzaklıklar demiryoluna göre hesaplanırdı.
Hikaye akışında betimlemelerle siz de sanki olayın içinde gibi hissediyorsunuz. Zaman zaman sıkıcı bir döngüye giriyor. Genel olarak güzel çok akıcı olmayan dilini saymazsak farklı bir hikayesi var.
Hikayenin içeriği gündelik hayatımızla kıyaslanamayacak acılar işkencelerle dolu. Malesef 20.yy Avrupası'nın müslümanlara ne kadar acımasız duyarsız olduğunu gösteriyor. Yanıbaşımızda yaşanan Gazze soykırımını daha önce yaşayan Müslüman Boşnak halkının acısını içimizde hissediyoruz. Kitap dili çok kolay anlaşılır bazen basit görünüyor. Genel olarak bakıldığında sıradan bir günün sıradan bir hayatın bazen hiç beklenmedik bir şekilde sonlanabileceği gerçeğiyle yüzleşmek için okunur tavsiye edilir.