Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl!
Tevekkül ile bela yüzünde gül, tâ o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül.
İnsanın kalbi, parlak bir ayna gibidir. Kötü ahlak ise, duman (is) ve zulmek (karanlık) gibidir. O aynayı karartıp Allahu Teâlâ'yı görmekten alıkoyar, arada perde olur.
Ve işte o an, emin oldum: Biz büyük, güçlü bir halkız. Ne kırılırız ne de geri adım atarız. İçimizde kaynağını bilmediğimiz bir ruh dolaşıyor sanki bizi en kıymetlimizi feda etmeye hazır kılıyor. Canla kanla direnişe koşmaya... Ve hala annemin sesi kulağımda yankılanıyor: " Ver bana silahımı ey kapıda bekleyen... Ver bana silahımı. Hiç bir zaman huzur bulamama ey kalbimin sevdası... Hiç bir zaman dinlenemem. Ta ki silahımı alıp celladımı öldürene kadar. Kanımla ve ateşimle zafer yazana dek... Ver bana silahımı... Ver bana silahımı ey kapıda bekleyen..."