Beste

Beste
@estbeste
Sanatçı&Tasarımcı, Elementceramic kurucusu
Deü Gsf Sahne Tasarımı mezunu
İzmir
19 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Beste

, bir kitap okudu
5/10
·192 syf.·
2020 32. kitabı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 30. kitabı
Andrei Tarkovsky, 1970’te günlüğüne ‘Thomas Mann’ı yeniden okuyorum. Adam bir dahi! Venedik’te Ölüm olağanüstü. Hem de saçma sapan konuya karşın!’ yazmış. Benim de Thomas Mann ile tanışmam Tarkovsky’nin bu cümlesinden sonra oldu ve yazarın diğer kitaplarını kesinlikle listeme ekliyorum. Venedik’e giden ünlü bir yazar olan ve aslında Yunan tanrısı Apollon’un karakteristik özelliklerine sahip olan Aschenbach, genç Polonyalı Tadzio’nun Yunan Tanrılarını andıran güzelliği karşısında büyülenir ve Dionysos’un hakimiyeti altına girer. Aschenbach, yazar tarafından Goethe model alınarak yaratılmış ancak daha sonra konu genele doğru bir eğilim göstererek sanatın doğuşuna, aşk ve ölüm temalarının öne çıkmasıyla son bulmuştur. Bu eser, Luchino Visconti tarafından Death in Venice ismi ile sinemaya uyarlanmıştır.
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20204,663 okunma
"Sanat bize hayvansı yaşamsallık durumlarını hatırlatır; o, bir yandan gelişen bedenselliğin ölçüyü aşması, tasarımlar ve istekler dünyasına taşmasıdır; diğer yandan, hayvansı işlevlerin yükselen hayatın tasarım ve istekleri vasıtasıyla harekete geçmesi ve coşmasıdır- yaşama duygusunda bir yükseliş ve aynı şey bakımından bir uyanıştır." Friedrich Nietzsche
"Tutalım ki dünya bir gün.. kırılıp döküldü, parçalanıp dağıldı, yaratıcı güç olarak sanat böyle bir yıkılıştan bağımsız, varlığını sürdürecektir; yeni dünyaların ve yeni çağların düşünsel olanaklılığıdır sanat. Bu yüzdendir ki sanatın hayat görüşünü benimseyen kimse sanatçıdır, en son amacın insanıdır, hiç yaşlanmadan, geride bıraktığı bir geçmiş olmaksızın yüzyıllar içinde yol alıp durur. Başkaları gelip gider, ama o kalır hep." Rainer Maria Rilke
Puan vermedi·141 syf.··
2020 31. kitabı
“Yaratıcılık, ölümsüzlük için duyulan bir özlemdir.” Diyor Rollo May, yaratıcı edim ile ölümümüzün ötesine ulaştığımızı düşünerek. Psikanalizin, yaratıcılık üzerine geniş ölçüde başvurulan iki özniteliği bulunmaktadır. Bunlardan birincisi indirgeyici olmaları, yani yaratıcılığı bir diğer sürece indirgiyor olmaları, ikinsici ise yaratıcılığı genellikle nevrotik ruh hallerinin özgül bir dışavurumu olarak kurmalarıdır. Psikanalitik çevrelerde yaratıcılığın sık kullanılan tanımı ‘egoya hizmet eden bir gerilemedir (regression).’ Gerileme teriminin kullanılması da, indirgemeci yaklaşımın bir göstergesidir. Rollo May ise, empatik yaklaşmayı benimseyerek, yaratıcılığın bir diğer sürece indirgenerek anlaşılmasını ya da özde nevrozun bir dışavurumu olarak alınmasını kabul etmemektedir. May, yaratıcılık ve özgünlüğün, kültürlerine uymayan kişilerde bütünleştiği açık olsa bile, bunun zorunlu olarak yaratıcılığın nevrozun bir ürünü olduğu anlamına gelmediğini söyleyerek devam ediyor: “Yaratıcılığın nevrozla bütünleşmesi karşımıza bir ikilem çıkarır- yani, sanatçıların nevrozunu psikanalizle tedavi edersek artık yaratamayacaklar mı? Diğerleri gibi bu çatallanmanın kökü de indirgeyici kuramlarda. Daha ileri gidersek, yüceltme(sublimation) ile ima edildiği gibi, sadece bir başka şeyi başarmaya çabalamanın yan ürünü ise, tam da yaratıcı edimimizin değeri bir sahte-değer olmaz mı? Yeteneğin hastalık, yaratıcılığın da nevroz olduğunu sokuşturmaya çalışan bu savlara karşı gerçekten güçlü bir tavır almalıyız… Yaratıcı süreç sayrılığın sonucu olarak değil, duygulanımsal(emotional) sağlığın en yüksek derecedeki betimi, normal kişilerin kendilerini gerçekleştirme edimlerinin bir dışavurumu olarak keşfedilmeli. Yaratıcılık, sanatçının olduğu kadar bilim adamının, estetin olduğu kadar düşünürün
Yaratma CesaretiRollo May · Metis Yayınları · 20223,199 okunma