...Onlar yaşıyorlardı, kendilerini yaşıyorlardı. Ben kimdim ya da kimi canlandırıyordum? İşte o zaman öfkelendim...Masaya yumruğumu vurmak istiyordum; nedense vurmadım. Kimin adına vuracaktım?...
Mustafa Bey in hayatını doğumundan ölümüne kadar çok güzel anlatan bir kitap. Anlatımı sürükleyici.Fotoelastisite kavramını mühendislere ilk anlatan hoca olduğunu çok çarpıcı şekilde ve kavramı açıklayarak izah etmiş. Şaşırtıcı ki ben bile çözdüm. Kahramanın gözünden görüp düşünebileceğiniz bir anlatıma sahip. Artık günlük olaylarda Mustafa İnan
olsaydı kesin böyle yapardı diyorum içimden. Eğitimin ve öğrenciliğin bu yaşam sürecinde nasıl şekillendiğini anlatmış. Öğrenciyken bile öğretmenlik ruhuyla dersler vermiş arkadaşlarına. Hocalarına ayna tutmuş ve özgüveni onu hiç şımartmamış. Devrimler değişen yaşam koşulları siyaset ve Avrupa’daki şartlarla kıyaslamalar. Yine son zamanlar da doğduğun ev kaderin midir tartışmasına Mustafa İnan ın dahiliği öğrenmeye hep meraklı oluşu içtenliği sizi baya bir düşüncelere sürükleyecek. Gerçekten bir zenginliğe sahip olmuş öğrenme ve öğretme zenginliğine. İyi ki tanıdım seni diyorum kitabı bitirince. Bir Profesörün Ölümü bölümüne gelmek istemeyerek okuyacaksınız.