Ey beni okuyan Osmanlı genci! Şahsî hayatta göstermeye borçlu olduğun faziletleri millî hayatta, toplumsal hayatta da göster. Çünkü medenî vazifelerin en birincisi vatanı sevmektir.
Şimdi kendisinden ne kadar hürmetle bahsedilse yine az diyebileceğimiz İmam-ı Azam'ın bir sözünü söylemenin sırası geldi. Önünden İbrahim Ethem geçerken ayağa kalkıyor, büyük İmam... "Buyrun, seyyidimiz, efendimiz!.." diyor, İbrahim Ethem'e...
O bir derviş... Tâcını, tahtını Allah aşkına feda etmiş bir derviş... Selâm verip geçiyor. Talebeler, (tabiî onlar zahir ehli) koca müçtehid'e dönüyorlar, diyorlar ki:
"- Sizin gibi bir mezheb kurucusu, nasıl oluyor da bir derviş parçasına efendimiz diyor?"
Şu cevabı alıyorlar:
"- Şu yüzden ki, O Allah'ın zatı ile meşgûl, bizse işin dedikodusuyla."
“İyi bir şey ile karşılaştığında şükür ve hamdolsun demez isen zamanı geldiğinde kötü ile karşılaştığında duaya sarılacak ve neden diyecek gücü, kuvveti veya yüzü nasıl bulabilirsin?”