Ama ne derseniz deyin, erdemli bir kahraman seçmedim ben kendime. Bunun nedenini de size açıklayabilirim. Çünkü zavallı erdemli insanı rahat bırakmanın zamanı geldi de geçiyor, çünkü “erdemli insan” deyimi anlamını yitireli çok oluyor, çünkü erdemli insanı ata çevirdiler ve onun sırtına binmeyen, kırbaçla ona istediğini yaptırmayan yazar kalmadı, çünkü erdemli insanı öylesine kemirdiler ki, zavallıda erdemin gölgesi kalmadı ve ondan geriye yalnızca kaburgalarıyla derisi kaldı, çünkü dürüst değiller erdemli insana karşı, çünkü saygıları yok erdemli insana. Evet, aşağılık insanlara da yüklenmenin zamanı geldi artık. Hadi artık biraz da aşağılık insanlara yüklenelim!
Buzdolabımız her zaman doludur ama üst üste ve yan yana tıka basa yığılmış tüm bu şeylere ihtiyacımız olduğundan değil, ailemizin refahının teyiti, bir şeyler başarmış olduğumuzun ve bizim gözle görülür bir uyumla yaşamayı beceren bu insan topluluğunun üyeleri olduğumuzun kanıtı olarak.
..sanki sabrın sınırlarının ne olduğunu, insan beyninin çaresizlikten patlamadan önce ne kadar dayanabildiğini görmeyi amaç edinmiş birileri beni izliyordu.
Her şeyden öte savaş sırasında akıl hastanelerinin faaliyette olabileceğini kimse beklemiyordu. O zamanlar dünya aklı yerinde olmayan insanlarla doluydu ve hepsi ortalıktaydı.