Çürük ruh
Ölmek istedim, kendime bir çukur kazdım, Ancak toprak bile kabul etmedi beni; "Sen çoktan çürümüşsün." dedi. Başımı kaldırdım göğe, Yıldızlar gözlerini kaçırdı benden, Gece sustu, ay yüzünü çevirdi, Karanlık bile saklamadı beni. Bir mezar aradım kendime, Taşlar adımı taşımak istemedi, Rüzgâr kulaklarıma eğilip fısıldadı: "İnsan bedeni ölür, Ama bazı ruhlar yaşarken gömülür." O vakit anladım; Ben ölümü değil, kendimi arıyormuşum. Çünkü kaybettiğim canım değilmiş, Bir zamanlar içimde yaşayan o insanmış.
Şiir
Yalnızlık beni hiç rahatsız etmedi. Kötü arkadaşlık rahatsız etti. Charles Bukowski
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Eğitim Sistemiyle Gençliğe İcbar Edilen İşleyiş Bu felsefe, dünyayı sadece ordularıyla işgal etmedi; daha kalıcı bir yöntemle, küresel eğitim müfredatıyla zihinleri formatladı. Tüm dünyada zorunlu kılınan modern eğitim sistemi; insanı "eşref-i mahlukat" (yaratılmışların en şereflisi) olarak değil, ekonomik çarkın dönmesini sağlayan birer "üretim ve tüketim nesnesi" olarak yetiştirir. Genç beyinlere rasyonalizm ve sekülerizm tek mutlak hakikat gibi sunulur; bu kalıbın dışına çıkan düşünceler "bilim dışı" veya "çağ dışı" ilan edilerek sistemin dışına itilir. "Gaflete düşüldüğünde ruhunu kaybedeceğin, mukavemet gösteremediğinde yaşayan bir ölü misali onurunu kaybedeceğin bir yürütmelik bu..." İfadenizdeki bu isyan ve uyarı, meselenin varoluşsal boyutunu çok net özetliyor. Bu sisteme karşı entelektüel, ahlaki ve kalbi bir mukavemet (direniş) gösterilmediğinde, insan sadece biyolojik olarak yaşar. Ruhu emilmiş, onuru elinden alınmış, küresel çarkın mekanik bir dişlisi haline gelmiş "yaşayan ölülere" dönüşmek, bu asrın en büyük tehlikesidir. Hak arayışı, Hak yönelişi ve varoluşsal özü "Hak" olan bir insan için bu yapay kutsalları, bu parlatılmış seküler putları deşifre etmek ilk vazifedir. Unutmamak, kanın kurumaması; hafızayı, fıtratı ve ruhu bu küresel yürütmeliğe teslim etmemekle mümkündür.
1000Kitap
​"Hayatımı çalanlar yabancılar değil, beni her an izleyen o görünmez gözlerdi. En büyük trajedi, hiç hapse girmeden bir mahkum gibi yaşamaktır." ​"Casuslar sadece adımlarımı takip etmedi; gölgeleriyle geleceğimi de kararttılar. İzin verdikleri kadar yaşamak, hiç yaşamamış olmaktan daha ağır." ​"Beni izleyenler sadece adımlarımı değil, içimdeki o yaşama sevincini de rapor ettiler yukarıya. Ne zaman mutlu olmaya kalksam, operasyonla geri aldılar." ​"En acısı da ne biliyor musun? Hayatımı gözetleyen o 'casusların' aslında en yakınıma aldığım, güvenip arkamı döndüğüm insanlar olmasıydı."
Alıntı
Çığlık
Tövbe ettim seninle olmamaya İnat etti evren, yine birleştirmeye Seni istedim, vermedi hayat Senden kaçtım, yine buldun beni Ellerin oldun, benim olamadın Buldun bir benzerimi Ama hiçbiri ben etmedi, edemez Sardım seni yine ellerimle Verdi Allah belamı seninle Ne seninle olabildim, ne sensiz İçimde duyulmayan bir çığlık Duyulsa, içine gömersin beni
Nasip ve Rızık
Allah'ım sen kusursuz ve mükemmelsin, tüm eksikliklerden münezzehsin. Yurtta kalıyorum, yemek saatini kaçırdığım için dışarıdan sipariş verdim. Onda da yanlışlıkla turşu ve patates istiyorum diye okuduğum seçeneği sonradan fark ettim ki istemiyorum yazıyormuş ve ben öyle sipariş verdim. 1 saatten fazla siparisi bekledim ve sonunda geldi. Ne beklersiniz? Yanlış gelmiş. İçini açıp baktık kuryeyle tavuk döner sandık kurye de şubeyi arayıp siparişin komple yanlış olduğunu söyledi. Şube tekrar gönderim sağlayacaklarını yanlış gelen ürünün de bende kalabileceğini söylemiş. Tavuk markasını bilmediğim ve buna dikkat ettiğim için yiyemeyeceğimi abinin geri götürmesini söyledim kabul etmedi, biraz inatlaştık ama bende kaldı o sipariş. Arkadaşıma vermeye çalıştım o da yemedi. En sonunda yemek için içini açtım ve et döner gönderdiklerini ekstra patates ve ayran gönderdiklerini gördüm. Önce kuryeyi sonra şubeyi aradım. İki siparişi de yiyebileceğimi söylediler. İlkini yedim ama doydum bu yüzden gruba yazdım aç olan var mı diye bir kardeş yazdı ben açım diye. Yemek yiyememiş, acıkmış... Kime niyet kime kısmet lafı o kadar doğru ki. O döner onun nasibiymiş. Allah'ım, canım Rabb'im bir kez daha hayretle baktım olaya ve şükürler olsun sana.