Uzun süre acı çeken asalet, iradeden vazgeçerek irade olmayan bir şeye dahil olan iradenin saf içsel huzuru olacaktır. Asalet, düşünmenin ve dolayısıyla şükranın özü olacaktır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Endüstriyel kapitalizmin altında yatan disiplinci rejim, uysal bedenler üretir. Dikkatle hesaplanmış bir zorlama bedenin her parçasına nüfuz eder ve "biçimsiz bir hamuru, uygun olmayan bir bedeni"
bir "makine"ye dönüştürür.
Bir nesneyi şehvet dolu enerjilerle işgal ettiğimizde yoğun bir bağlanma ortaya çıkar. Bununla birlikte, psişik enerjilerin
geri akması, bunların diğer kişiye akmayıp egoya geri akması anlamına gelir. Bu psişik geri akış, işgal edilmemiş şehvetli
enerjilerin tıkanıklığı, bizi korkulu hale getirir. Korku, nesneye bağlanma eksikliği olduğunda ortaya çıkar. O zaman ego
kendi etrafında döner, kendi üzerine geri atılır, dünyasız kalır. Eros'un eksikliği varlık yoksunluğunu şiddetlendirir. Eros tek
başına korku ve bunalımın üstesinden gelebilir.
İnsan yapımı bir dünyada, faydacı nesneler arasında, evlerde, sokaklarda, şehirlerde yaşıyoruz -ve çoğu zaman tüm bu
şeyleri yalnızca içlerinde, onlarla birlikte ya da onlar üzerinde gerçekleştirilebilecek insan etkinlikleri açısından görüyoruz.
Varlık bilgidir. Bilgi onu tamamen erişilebilir kılar. Eğer her şey hızlıca ulaşılabilir ve tüketilebilirse, derin, düşünen bir dikkat oluşmaz. Ulaşılamaz olan olarak varlık, feragat içinde kendini verir. Bu şekilde feragat "şükran"a dönüşür.