gölgede kalan
Puan vermedi·236 syf.··
Beğendi
·
2026 79. kitabı
​Çocukluğu sevgisizlikle büyüyen, aile içi şiddet ve baskıların gölgesinde derin psikolojik travmalar alan bir adam: Yusuf. Bursadan İstanbula gelip eski bir ev kiralayarak yeni bir başlangıç yapar. Zorlu hayatındaki tek dayanağı hep yanında olan, birlikte yaşadığı can yoldaşı Hüseyindir. İki arkadaş kiraladıkları evi temizlerken eski çekyatın altında bir defter bulur. Bu, evin yakın zamanda vefat eden sahibi Hikmete ait bir günlüktür. ​Yusuf sayfaları çevirdikçe Hikmetin dünyasına çekilir; o da tıpkı kendisi gibi baskıcı bir babayla büyümüş, anne sevgisinden mahrum kalmış yaralı biridir. Günlükte Hikmetin gençlik yıllarında yeşil gözlü Hayriyeye sevdalandığı ancak korkuları ve aile baskısı yüzünden bu aşkın yarım kaldığı yazmaktadır. Hikmet daha sonra Esma ile evlense de ömrü boyunca bunun pişmanlığını yaşamıştır. Yusuf, Hikmetin bu yarım kalan hikâyesini tamamlamayı ve emaneti sahibine ulaştırmayı tek amacı haline getirir. Ancak günlüğü okudukça kendi yaşamıyla günlükteki olaylar birbirine karışmaya başlar. ​Bu süreçte karşı apartmanda, küçük oğluyla yaşayan Yeşime karşı içinde saplantılı bir ilgi büyütür. Ona sığınmak, evlenmek ister ancak bu ısrarcı tavrı Yeşimi korkutur ve kadın onu kesin bir dille reddeder. Reddedilmek, Yusufun içindeki yalnızlığı iyice tetikler. ​Hikâyenin sonunda ise şaşırtıcı bir gerçek gün yüzüne çıkar: Yusufun kitap boyunca konuştuğu, güvendiği en yakın arkadaşı Hüseyin aslında gerçek değildir; yalnızlığının zihninde yarattığı şizofrenik bir sanrıdır. Yusuf başka bir adamın geçmişini tamir etmeye çalışırken aslında kendi zihninin derinliklerindeki ağır akıl oyunlarıyla ve "hiçliğiyle" o metruk odada tamamen yalnız kalır. Kitabın finalindeki o çaresizlik ve beklemediğim son içimi gerçekten çok acıttı.
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025113 okunma
9/10
·328 syf.··
2026 125. kitabı
#NergisKokuluYorum Sonsuza Kadar Mutsuz “Ama gerçek şuydu ki eğer yeterince iyi ararsanız ve bu yolda ilerlerken hayal kırıklıklarından ölmezseniz, gerçek olan şey orada bir yerdeydi.” Bazı düğünlerin en güzel yanı, hiç gerçekleşmemesidir. Sophie Steinbeck için evlilik, babasının kariyeri uğruna ödemesi gereken bir bedeldir. Ta ki Max’in itirazıyla düğün altüst olana kadar. Birlikte yanlış evlilikleri engelleyip para kazanmaya başlayan ikili, zamanla planlarının dışında bir gerçekle yüzleşir. Sophie partnerine aşık olmanın eşiğindeyken, Max geçmişten gelen bir görevle karşı karşıya kalır. Aşkın bir yalan olduğunu kanıtlamaya çalışırken birbirlerine yakalanmaları ise an meselesidir. Çünkü bazen en doğru cevap, “hayır”dır. Kitabı o kadar sevdim ki!!! Yazarın kalemini çok seviyorum, bu kitabı da favorilerim arasına girdi Okurken inanılmaz keyif aldığım ve her saniyesine bayıldığım bir kitap oldu. Max ve Sophie’nin hikâyeleri oldukça sıra dışı bir şekilde Sophie’nin düğününde başlıyor Max, tam düğün esnasında itirazcı olarak hikâyeye dâhil oluyor Sophie için hayatının yeni sayfasına ve özgürlüğüne yeni bir adım oluyor ve tekrar karşılaştıklarında ise artık düğünleri sabote etmeye çalışan bir ikili hâline geliyorlar Sophie’nin düğünden sonraki hayatını okumayı çok sevdim. İnanılmaz kendine has bir karakteri vardı enerjik, hazır cevap ve fazlasıyla eğlenceli bir karakterdiÖzellikle ev arkadaşları o kadar renkli ki hikâyeye apayrı bir hava katmışlardı Max’in neden itirazcılığa başladığını ve işin nasıl buralara bir iş gibi geldiğini okumak çok etkileyiciydi. Max ve Sophie’nin diyalogları, aralarındaki çekim ve birlikte itirazcılık yapmaları çok hoştu Max’in ailesiyle olan iletişimi çok tatlıydı, ek olarak Sophie’ye olan yaklaşımları da öyleydi Sophie ve Max’in
Sonsuza Kadar MutsuzLynn Painter · Artemis Yayınları · 202621 okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2026 55. kitabı
Nermin Yıldırım okumayı en sevdiğim yazarlardan biri. Daha önce dört kitabını okumuştum. Bütün eserlerini okumak istediğim bir yazar. O yüzden sırayla hepsini tamamlamaya çalışıyorum. Kİtabımızın konusuna gelecek olursak bir hastane odasında karşılıyor bizi Nermin Yıldırım. Kitapta ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenen Adalet’in hayatını okuyoruz. Doktor, Adalet’e bir yıllık ömrü kaldığını söylüyor. Adalet çok üzülüyor ve hayatı gözlerinin önünden geçiyor. Geçmişte yaptıkları aklına düştükçe de iç hesaplaşması başlıyor. Hasta olma nedeninin küçükken çocukluk arkadaşı ile yaşadığı bir olay olduğunu düşünüyor yanına Hülya’yı da alıp onu bulmaya gidiyor. Bu yolculuklar sırasında Sadi isimli biriyle tanışıyor. İkisi birlikte yolculuğa çıkıyorlar. Bu yolculuklar sayesinde birbirlerini tanıyorlar. Aşık oluyorlar. Sadi bazı kısımlarda beni çok korkuttu. Varlığına inanamadığım bir karakter oldu. Yazdığı mektup öyle güzeldi ki sadece Adalet’in değil bizlerinde gönlünü fethetti. Ayrıca kimseye dokunmadan yaşayan, her şeyi görmezden gelen, savunma mekanizması çok güçlü olan Adalet, bu yolcuklar sayesinde bambaşka bir insan oldu. Gözümüzün önünde değişti, gelişti… Ayrıca evet zor da olsa çocukluk arkadaşını buluyor ama orada da başına hiç beklemediğim bir şey geliyor. Üzücü sonları hiç sevmiyorum.
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma
Kader mi? Seçim mi?
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 17:21
Doğduğumuz ev, aile, coğrafya sadece mecburiyetimizdi diyebilir miyiz? Yoksa kendimiz mi belirleriz sapıcağımız yolları? Hayatın çözülmez problemi bu dünyada kadın olarak yaşamak konusunu açık yüreklilikle anlatıyor yazar. Bazen kızıyor bazen üzülüyor bazen alkışlıyorsunuz yüzyıllar önce yaşamış bir kadını.
Klasikler
Moll FlandersDaniel Defoe · Can Yayınları · 2021983 okunma
10/10
·64 syf.··
2026 27. kitabı
Öykü kitabı okumayı sevenlere güzel bir önerirler geldim bugün. Sibel Dülger'in kaleminden çıkan #yokuştakiev kitabı 9 farklı kadının 9 öyküsünden oluşuyor. Ben her öykü kitabını sevemiyorum dostlar. Süslü cümleler kuracağım diye ne anlatmak istediği anlaşılmayan, sonu yarım bırakılan ama başı anlaşılmadığı için kişinin tamamlayamadığı bir çok öykü kitabı okudum bugüne kadar. Ama bu kitap öyle değil. Cümleler sade ve anlaşılır, duygu aktarımı, o duygu geçişleri ve bunun okuyucuya yansıtılması çok başarılıydı. Okurken beni zorlamayan ve iyi ki okudum dediklerim arasında yer aldı kendisi. Kitapta genel olarak yaşamla mücadele eden, her zorluğa göğüs germeye çalışan kadınların hikayesi anlatılıyor. Bu zorluklara rağmen yıkılsa bile tekrar ayağa kalkmayı bilen güçlü kadınlar... Her öyküyü tek tek anlatmayacağım. Merak etmenizi istiyorum bu defa. Hepsinin verdiği mesaj ayrı ve çok kıymetliydi. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim, okuyun mutlaka dostlar...
Yokuştaki EvSibel Dülger · Portal Kitap Yayınları · 202639 okunma
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 181. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 13:54
Püsküllü ayraçlı kitapları çok seviyorum. Yayınevinin bu ayırıcı özelliği çok mutlu ediyor insanı. Yine çok beğenerek okudugum bir kitapla geldim .. Birinci Dünya Savaşı zamanları .Emily soylu bir ailenin kızı.Bir çiftlikte yaşıyorlar. Abisi savaşta ölmüş. Küçük kardeşi de difteriden ölmüş. Tek çocuk kalmış. Okul arkadaşı Clarissa orduya hizmet için eğitim alıp Fransa da hemşirelik yapıyor. Emily de istiyor ama ailesi izin vermiyor . Yakınlarda ki yaralı askerlere annesiyle kek götürüyorlar. Orda Robbie ile karşılaşıyor. O bir Avustralyalı pilot .Yaralanmış ve tedavi görüyor. Emily dogumgününe onları da çağırıyor ve aralarında bir yakınlaşma başlıyor. Annesi bunu hoş karşılamıyor ve Robbie yi baska bir hastaneye sevkettiriyor . Emily de devlete hizmet icin başvuruyor ama hemşire ihtiyacı olmadığı icin geri çevriliyor .Kadın Kara ordusu adlı oluşum yiyecek temin etmek için kurulmuş .Tarla işleri ,hayvan bakımı, çiftçilik. Emily ona katılıyor. Asıl bir ailenin kızı oldugu belli oluyor o toplulukta. Ama o her şeyi öğrenmeye çalışıyor Robbie yle de görüşmeye devam edip birlikte oluyor. Savaş bitince evlenme kararı alıyorlar. Leydi Charlton malikanesine bahçeyi düzeltmek için işçi isteniyor .Emily Alice ve Daisy i alıp gidiyor .Orda harabe bir kulubeye yerlesiyorlar .Leydi suratsız bir kadın .Ama Emily in bir asilzade olduğunu öğrenince onunla konuşmaya, çay içmeye davet ediyor .Gitgide aralarında guzel bir arkadaşlık gelişiyor. Emily kulübede bir sandıkta bir defter buluyor .16 .yy da yaşamış bir cadının o evde oturdugu anlaşılıyor. Sonra da bir ogretmen olan Susan oturmuş oda yazmış deftere .Köyde o ev lanetli olarak anılıyor. Defteri okuduktan sonra Robbie savaşta ölüyor ve Emily hamile oldugunu anlıyor . Ve bundan sonrası hayatta kalma mücadelesi ..Savaşın çirkin
Zafer BahçesiRhys Bowen · Arkadya Yayınları · 202635 okunma
Reklam
Reklam