Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Toplumun bozulmuşluğu ne denli artarsa artsın Müslüman, evini korumalıdır. Müslümanlar için evleri en son kaledir. Kadınlar açısından bu kalenin önemi daha da büyüktür. Evlerin ifsada karşı korunmaması hâlinde dışarı ile aynı zararı vereceğine göre ev, son umut olarak bilinmelidir.
KIŞIN ERZİNCAN'DAN VARDAR ALİ PAŞANIN YARDIMINA GİDİŞİMİZ
Önce Erzincan'dan kuzeye yedi saat giderek Başhan konağına, oradan Erzenes köyü konağına geldik. Burası mamur zeâmet olup, Ermeni ve Müslüman köyüdür. Yine kuzey yönüne altı saat gide-rek, Şeyh Mennan köyüne vardık, Bu zât, hoca sınıfındandır. Bü-yük bir türbede yatar. İhtiyaç sahiplerinin ziyaret ettiği yerdir. Bu-raya yakın Baru köyünde Hazreti Behlül Semerkandi'nin türbesi var. Hasan kalesinden üç saat uzaklıkta Aras nehri üzerindeki Ço-ban köprüsünün yapıcısı Çoban Korduman Şah da burada Behlûl Hazretleriyle aynı yerde gömülüdür. Zağpa deresindeki defineye mezar kazarken o karanlık mezardan bir ateş çıkıp Melik Çoban Korduman bütün adamlariyle mahvoldu, diye yazmışlar. Amma son derece hayırsever kimse imiş. Tiflis kalesi ile Malazgird kalesi yakınında, Aras nehri üzerinde, Altın Halkalı Köprü (Çobanköprüsü) dedikleri köprü de onun-dur. Tarihleri, üzerlerinde adı ile yazılıdır. Allah rahmet eyleye.
Buradan yine kalkıp kuzeye sekiz saat giderek, Erzenderler kö-yüne vardık. Tercan dolaylarında mamur bir köydür. Buradan yi-ne köy yönünde dört saat giderek Taban Ahmed Ağa konağına var-dık. Ahmed Ağa, Paşa'ya burada on gün ziyafet vermek ricasında bulundu. On günlük dinlenme için çavuşlara tembihlerde bulunul-du. Bütün askere köylerde konak tayin edildi. Ben dahi paşadan izin alıp, Ahmed Ağanın adamları ile doğu tarafına Şebinkarahisar deresi boyunca giderek, Şebinkarahisarı'na geldik.
Şebinkarahisarı: Buna Şarki karahisar dedikleri gibi, «Şebin-
karahisar dahi derler. İki Karahisar vardır: Biri bu Erzurum top-rağında ki. adına Şarkikarahisar derler. Diğeri Anadolu toprağın-da Afyon Karahisarı vardır ki, adına Karahisarı Sahib derler. Kа-rahisar denmesinin sebebi, kale taşlarının siyah oluşundandır. İlk hâkimi
1057 SENESİ ZİLKADESİNİN ONSEKİZİNCİ GÜNÜ ŞİDDETLİ KIŞTA ERZURUM'DAN İSTANBUL'A HAREKET
ÖNCE, Revan hanı tarafından üç bin baş kervan Yezdanbaş denilen şah otağı ile geldi. Bunlar çözdürülerek şer'i kanun üzere gümrükleri alındı. Gümrük emini Tatos adlı Ermeninin sesi çıkmadı. Dört yüz kırk kese kadar gümrük alınıp, büyük alay ile Erzincan kapısından dışarı çıkıldı ve Pazarbaşı değirmenleri de-nilen geniş düzlüğe konuldu. Erzurum âyânından birçok hediyeler geldi. Dört taraftan çeşitli ağalar gelip, dairemiz büyüdü.
Erzurum'da bazen güzel havada, bazen kar ve bora ile bekler-ken, Bağdad Valisi Salih Paşa kethüdası İbrahim Paşa'nın haberi ile yüz atlı iç ağaları, yetmiş adet kapıcıbaşıları, yedi bayrak yedi-yüz yiğit sarıcası ve üç bayrak sekbanı gelince, hepsine yeteri ka-dar ihtiyaç maddeleri verildi. Paşa, İbrahim Paşa için hayli ağladı.
Ertesi gün İstanbul'dan Tokmak Haseki adında bir ulak şu em-ri getirdi:
«Sen ki vezirim Mehmed Paşasın... Senden önceki Süleyman Pa-şa Acem'in isyânını bildirmekle, senl eyâletin askeri ile Revan der-neğine memur etmiştim. Harekette ağır davranıp, ihmalkârlık et-mişsin. Gerektir ki, emr-i şerifim vardıkta bir an durmayıp, arpa-lık olarak sana ihsan eylediğim Kars eyaletine gidesin. O sınırları koruyup gözetesin. Alâmet-i şerifime itimad kılasın.»
Emir okunduktan sonra Hasekiye üç kese yol harçlığı verip, İs-tanbul tarafına yollandı. Kendisi de, ne olursa olsun diyerek, Kars eyâletine gitmeyip İstanbul'a yöneldi.
Önce Erzurum'dan batı yönünde üç saat giderek Kân köyün-de konakladık. Erzurum sahrasının ortasında mâmur bir köydür. Yine o sahrada batı tarafına beş saat giderek Ilıca köyüne geldik. Erzurum sahrasının batı tarafı sonunda güzel bir ılıcadır. Akko-yunlu padişahlarının hayır eserlerinden olarak, üzerinde kubbesi vardır.