Üçüncü kızdan sonra, artık karısının oğlan doğurma yeteneğinden yoksun olduğunu anlamış; karısından umudunu kesince onu boşamış, başka bir kadınla evlenmiş. Bu kadın da kız doğurmaz mı? Hem de ikiz... Üstelik bir de haber almış: Boşandığı eski karısı, başka biriyle evlenip bir oğlan doğurmuş. Adam "Ben ne budalayım, eski karımı, tam oğlan doğurmak sırası gelince boşadım." diyormuş. Üstüste beş kız babası olmak, adama çok ayıp geliyormuş, "Artık kimselerin yüzüne bakamam!" diye, alıp başını gitmiş uzaklara. Aylar sonra dönmüş, ikinci karısını da boşamış.
"Öğretmenimizin yazılı ödevlerimizi okuyup okumadığını anlayacağım," dedi.
Pasydosta bize anlattığına göre, Osman sorulara, ilk bir kaç satır doğru yazdıktan sonra, Padişah Sultan İbrahim'e mektup yazmış. "Sayın Deli İbrahim Amca!" diye başlıyormuş mektuba. Uzun mektubun sonunda da öbür soruları şöyle cevaplandırmış:
"Beylerbeyi, Boğaziçi'nde bir iskeledir."
"Defterdar, defteri dar gelen adam demektir."
"Nişancı, bizim sınıftaki Çetin'in lakabıdır. Biz onunla Kör Nişancı diye alay ederiz. Çünkü top oynarken, kaleye gol atacağım diye, okulun bütün pencere camlarını kırmıştır."
"Acemioğlan, yine bizim sınıfta Rıza'dır. Çünkü bir türlü çattımattı oyununu öğrenemediği için her oyunda dayak yer."