Efendimiz Muhammed-i Mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem –kendisi Allah’ın en sevgili kulu ve insanların en şereflisi olduğu hâlde– asla gevşemez, hele Ramazan’ın son on gününde iba-det ve taate çok daha fazla düşkünleşir, hatta artık gecelerini evde değil, camide geçirmeye başlardı. Bu bizim için dikkat çekici bir hareket ve mühim bir işarettir. Biz de öyle yapmaya çalışmalıyız. Bu kuvvetli bir sünnettir, sünnet-i kifâyedir ki bir beldede hiçbir kimse bu “mescitte itikâf etmek” işini yapmasa, tüm belde halkı sorumlu duruma düşer. Kadınlar da itikâf yapabilir, ama mescitte değil evlerinin temiz, müsait bir köşesinde...