Sürekli olarak fevkalâdenin duygusunu taşımamız gerekmektedir. Bütün fevkalâdeliklerin karışımından bir alelâdelik duygusunu çıkarmak, insanın bahtsızlığının temel sebebi.
Birazdan odanın kapısı hafifçe tıklatıldı. Genç bir derviş edeble selam verip başını uzattı:
“İki eski talebeniz sizi görmek istiyor efemdim.” dedi.
“Kimlermiş?” diye sordu Efendi hazretleri.
“İsimleri Abdullah ve Hüseyin’miş.”
Efendi hazretleri gülümsedi. Memnun olduğu belliydi. “Ağzımız tatlanacak desenize…” diyerek yavaşça ayağa kalktı, Âkil Çelebiye baktı:
“Çayımızın şekerleri de geldiğine göre…”