zehra

zehra
@evergarden_
Öğrenci
Marmara
108 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
7/10
·216 syf.··
2023 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2023 00:00
Uzun yıllar önce bu kitabı okurken çok etkilenmiştim, mitolojiye ilgim bu kitap sayesinde artmıştı. “acaba aynı duyguları hâlâ hissediyor muyum?” düşüncesiyle bugün tekrar okudum. Ne yazık ki, yıllar önceki yoğun duyguları tadamadım :( Ağır ve süslü anlatımdan bir hayli uzak olan kitap, gayet anlaşılır. Fakat önemli birkaç noktaya değinen yazar, kurguyu fazlasıyla Küçük Prens ile ilişkilendirir. Kayıp bir Gül olan insan, zamanla kalplerinin sağırlaştığını bunu iyileştirmenin yolunun da ancak kendini sevmekle olacağını Diana aracılığıyla bize anlatıyor. Kitapta da geçen “Bir Ben vardır bende, benden içeri…” Yunus’un bu sözü verilen mesajı özetliyor: Keşfetmemiz gereken bir benliğimiz, bir ikizimizin var olduğunu. Topluma yansıttığımız ve kendimizi bastırdığımız yönlerimiz var, tıpkı Diana ve Mary gibi. İnsan, bu yönüyle çok karmaşık. Yazar ise benlik arayışında olan bir insanın hayatın güzelliklerini apaçık görebileceğini, kendini sevebileceğini hatırlatıyor: “Kalbine düşürülen bir iz, şu anda belki silik belki ama zamanı gelince belirginleşecek.” İşte o zaman ekim yağmurları gelir insana…
1000Kitap
Kayıp GülSerdar Özkan · Artemis Yayınları · 201414,3bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
9/10
·352 syf.··
2023 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2023 00:00
“Kaptan, kâşiftir. Esas gayesi keşfetmek ve dahi ufuklara ufuk katmaktır.”(9) 1492 yılında Konstantiniyye… Bir kâşif, yirmi üç yaşında genç bir delikanlı olan Kalender’in olgunlaşma hikayesini, tarihi olaylarıyla güzel kurgulanmış masalsı bir dünyadan keşfediyoruz. Keşif, özgürlük, merhamet, vicdan, aile, inanç gibi birçok önemli konunun bir gençte uyandırdığı ruh karmaşıklığını, zorlu bir yolculukta şahit oluyoruz. Sürükleyiciliği son ana kadar devam eden bu roman bize, insanlığın ve hayatın korkunç taraflarına karşı umutsuz ile umutlu olma arasındaki çizginin ne kadar ince ve önemli olduğunu da gösteriyor. “Umut etmeye ve masalların içinde kaybolmaya ihtiyacımız var. Hayat karşısında başka türlü direnemeyiz.” (159) Yazar, pek çok gerçeğe değinmiş. Mesela Doğu ile Batı’nın birbirine bakış açışını; 15.yüzyıldaki siyasi yapı, Yahudilerin ve Müslümanların arasındaki sıkıntıların etkileri… Hem üslup hem de konu itibariyle kitap su gibi akıyor. Kalender’in içsel dünyasının karmaşıklığını, derinliğini anlatan mektuplar kitabı çok güzel bütünlüyor ve anlam katıyor. Yeri geldi duygulandıran, güldüren yeri geldi tüyleri diken diken bu kitap çok hoşuma gitti. Kendime hatırlatma niteliğinde birkaç alıntıyı buraya eklemek istiyorum: Geç olması, hiç olmamasından iyidir. (91) Lisan bilmek, damarlarında dolaşan kan kadar mühimdir. Şayet gavurların dilini hakkıyla tekellüm etmeyi öğrenmezsen ve günün birinde kader rüzgârı seni onların yurduna savurursa orada hayvandan farksız olursun. (102) Umdukça hüsranın büyüyecek. Bekledikçe ömrün kısalacak. Allah’a tevekkül edip işini kendin gör! (321)
Edebiyat
Sular Üstünde Gökler AltındaKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20233,180 okunma
8/10
·261 syf.··
2023 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2023 23:31
Kitabın ağır bir dilinin olmaması Sineklerin Tanrısı’nı bir macera romanı ya da bir çocuk kitabı olduğunu düşündürüyor ancak yazarın, gerçekçi ve simgesel bir anlatımla yazdığı bu öykü derin bir alt metnine sahip. Hayatta kalma mücadelesiyle beraber hükümet-iktidar, av-avcı-kurban, iyi-kötü ilişkileri ve üzerinde durulan “Bu adada bizden başka canavar yok belki” sorusu; aslında yazarın “her insanın iç ve dış dünyasında da iyilikle kötülüğün, aydınlık ve karanlık güçlerin çarpıştığını” çocukların her birinin farklı karakteri ile temsil ederek anlatması bu kitabı gerçekten ilginç ve değerli kılıyor. Kitaba başlarken ilk yüz sayfa biraz sıkıcı gelebilir fakat kendinizi biraz zorladığınızda asıl olayların sonrasında başladığını göreceksiniz. Sıkça tüylerim ürperdiği ve hüzünlendiğim bir kitaptı. İnce detaylarla bize mesajlar veren bu kitabın bir incelemesi niteliğinde Mîna Urgan’ın yazmış olduğu “Sonsöz” adlı bölümü mutlaka okuyun. Eminim ufuk açıcı olacaktır.
Edebiyat
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,2bin okunma
5/10
·344 syf.··
2021 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2021 21:10
Osmanlı’nın son döneminde yaşamış, gelenek ve göreneklere fazlasıyla bağlı olan Neyyire Hanım’ın gözlerden sakındırdığı kızı Mücellâ'nın pencere önünde unutulmuş kumaşları ilmek ilmek işlemesi, annesinin hayalleriyle büyümesi ve sözünden çıkmamasıyla geçen çekimser hayatını okuyoruz. Masumluğu, sabrı ile kafesin içine hapsolmuş bir kuş gibi.  Onun mutlu olacağı ânı bekledim sonra farkına vardım ki kabullenmişim kaderini. Ah Mücellâ... demeden edemiyorsunuz. 1920’den 1970'e, 2. Dünya Savaşı sonrası, ülke politikasını, ekonomisini, siyasi ve tarihi olayları, yeniliklere de eleştirel bir bakış açısıyla görmek mümkün. En çok bu tarih sahneleri sevdim, o zor süreci daha iyi anlamamı sağladı. Sade, şiirsel bir üslup ve güzel tasvirleriyle Nazan Bekiroğlu’nun bu eserini okuyabilirsiniz. Nar Ağacı’nı okurken çok etkilenmiştim ama ne yazık ki bu kitabı biraz zoraki bitirdim.
Edebiyat
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,8bin okunma
10/10
·136 syf.··
2021 5. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2021 12:00
Tüm canlılara yuva, hayat olan, her şeyi kabul eden ve kendinden fazlasını veren, yaşanmışlıklara bir bir şahit olan kutsal toprak. Ne yüce bir şey bu toprak, ekmek ve ana. Bu masmavi gökyüzünün altında yaşarken savaşa, bunca acıya ne gerek var? Harp zamanında o bitmek bilmeyen umutlar, feda edilen hayaller... Okurken boğazımın düğümlendiği, gözyaşlarımı tutamadığım onca kısım vardı ki. Hiç hazır değildim buna. Savaş da böyle bir şey: Ansızın gelir ve darmaduman eder. Ah! Aslında çok büyük mutluluklara ihtiyacı olmayan insanoğlu, kendi eliyle mahvediyor her şeyi. Keşke şükretmeyi bilsek değil mi? Cengiz Aytmatov, anne ve toprağı bütünleştirmeyi çok iyi başarmış. İkisi de annemizdir desek yanlış olmaz. Savaş zamanı her türlü acıya göğüs germiş kadınlar, vatanı için mücadele ederken bir yandan da ana yüreğiyle savaşıyor. Yazar, yalın ama güçlü tasvirlerle ifade ettiği olayları iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Okuyun, okutturun. Düşmanlarımızı tanımak ve bu kıymetli topraklarımız için kanlarını dökenlerin anılarını yaşatmak boynumuzun borcudur.
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,7bin okunma