Sersem gibiydi. Ne olduğunun farkında değildi. Giderken beni öpmedi bile. Korkuyordu ama çok cesurdu, ilk defa okula giden küçük bir oğlan gibi.
Yürümeye başladı -ayakları dolanıyordu- sonra sen onu aldın ve vurdun. O zaman korkunç olmaktan ziyade tuhaftı. O zaman inanmamıştım.
Şimdi bu sessiz evin içinde inanıyorum. Şimdi çatıda kar biriktikçe inanıyorum. Gün ağarmadan önceki yalnızlıkta, yarısı ısınmış yatakta, artık biliyorum.
Onlardan on kişinin kellesini kestin mi mahvolacaklarını biliyorlar ama biz özgür insanlarız; kaç kişiysek o kadar başımız var ve ihtiyaç olduğunda aramızdan mantar gibi lider biter.