"Derhal evimin önünü terk etmezsen birazdan..."
"Yok artık!"
"Yoksa o gudubet alt komşum sen miydin?"
"Gudubet mi?"
Derin bir iç çekti. "Komşu kısmı daha üzücüydü oysaki."
Karşılaştığım her insan tanışmadığım anılarından bir ben yaratmaya çalışıyor. Hayır, ben o değilim. Hiçim ben. Sizin de hiç kimsenizim. Zamansız kaybedilmiş babanız, sevmeye fırsat bulamamış anneniz,
Bilmiyorum, bilmemenin hiçliğini seviyorum. Boşluğumda salınıyorum. Ara sıra bu boşluktan dünyaya sesleniyorum; bugüne kadar beni tanımladığınız her şeyle beni ben olmayacağım şekilde var etmişsiniz. Beni gerçekten tanımadığınız için yavaş yavaş yok etmişsiniz. Şimdi kendimi bulduğum hiçlikte tanımsızlığıma güveniyorum.
Kimseye ait değilim, arkadaş olsun, kadın ya da akraba olsun birlikteliğine uzun süre tahammül edebileceğim kimse yok; kendimi dahil edebileceğim bir insan topluluğu, lonca, sınıf da yok; dünya görüşümde, yaşama biçimimde, ruhsal davranışlarımda tam bir burjuvayım ama kendimi her yerde, burjuvalar arasında olduğumdan daha çabuk evimde hissediyorum, anarşi içinde yaşıyorum ve ahlaksızlık olarak hissettiğim bu duruma zor katlanıyorum.
Sayfa 158 - Can Yayınları 2010 Baskısı·Kitabı okuyor