10/10
Merhaba kitap sever dostlar; Bugün bir çocuk kitabı önerisiyle geldim. Oya'nın ailesinin maddi durumları pek iyi değildir. Bu yüzden her istediğini malesef alamıyordur. En çok istediği şeylerden biri de bisiklettir. Bir gün yaşlı bir teyzenin elindeki poşetlerle zar zor yürüdüğünü gören Oya, teyzeye yardım eder. Annesine yaşadıklarını anlatınca annesi teyzeye yardım etmeye gider. Ona çorba pişirir, evini temizler. Teyze de ona kızına vermesi için bir gardrop hediye eder. Dolaba kıyafetlerini yerleştiren Oya ertesi gün güzel bir süprizle karşılaşır. Ama yoook söylemem Kendiniz okuyun istiyorum süprizin ne olduğunu. Özellikle 7-8 yaş için çok ideal bir kitap. Keyifli okumalar
Sihirli GardıropSerap Tiryaki · Mavi Nefes Yayınları · 202518 okunma
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 21:48
Bülbül’ü 11 günde bitirdim. Benim için sindirilmesi zor bir kitaptı. Daha önce de 2. Dünya Savaşı temalı kitaplar okumuştum ve etkilenmiştim ama Kristin Hannah burada savaşın sadece cephede değil, insanın vicdanıyla baş başa kaldığı anlarda da yaşandığını çok güçlü bir şekilde gösteriyor. İki kız kardeş birbirinden tamamen farklı iki dünyayı temsil ediyor. Biri savaşa katılmaya ve mücadele etmeye çalışırken, diğeri anneliğin içgüdüsüyle evini ve çocuğunu korumaya odaklanıyor. Ama savaş ilerledikçe ikisi de değişmek zorunda kalıyor.
BülbülKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20227,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·240 syf.·
2026 43. kitabı
"Paul Lynch, Peygamberin Şarkısı romanında düzenin bir anda nasıl kaosa dönebileceğini son derece gerçekçi bir şekilde gözler önüne seriyor. Kitap, uzak bir gelecekteki hayali bir dünyayı değil; sahip olduğumuz huzurun ve güvenli hayatın aslında ne kadar kolay sarsılabileceğini anlatıyor. Faşizmin ve baskının bir topluma nasıl yavaş yavaş, adeta normal hissettirilerek sızdığını bir ailenin dağılışı üzerinden izlemek gerçekten çok etkileyiciydi. Hikayenin Eilish adında bir annenin gözünden anlatılması, karakterin çocuklarını ve evini korumak için verdiği o çaresiz mücadeleyi çok daha yakından hissetmemi sağladı. Yazarın diyalogları satır aralarına gizleyen ve nefes aldırmadan akan tarzı, okurken insanın üzerine sinen o tekinsiz havayı çok iyi desteklemiş. Kitap bittiğinde, televizyonda sıradan birer haber olarak izlediğimiz göçlerin ve savaşların arkasında ne kadar büyük insan hikayeleri olduğunu bir kez daha düşündüm. Abartılı cümlelere kaçmadan, insanı doğrudan gerçeğin yalınlığıyla sarsan çok başarılı bir roman."
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,961 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2026 1. kitabı
Francis Bacon’ın "Yeni Atlantis" (New Atlantis) eseri, hem felsefe tarihi hem de bilim kurgu/ütopya edebiyatı için tam bir dönüm noktasıdır. Kitabın adı zaten doğrudan Platon’a (Eflatun) bir naziredir. Platon, Timaios ve Kritias diyaloglarında Atlantis adında, lüks ve kibir yüzünden tanrılar tarafından cezalandırılıp sulara gömülen muazzam bir uygarlıktan bahseder. ​Bacon bu esere "Yeni Atlantis" diyerek Platon’a şu mesajı gönderir: ​"Senin Atlantis’in gücünü, zenginliğini ve bilgisini kibre, savaşa ve sömürgeciliğe alet ettiği için helak oldu. Benim 'Yeni Atlantis'im ise bilgiyi Allah korkusuyla ve insanlığın hizmetinde kullandığı için ayakta kalacak." *** Roman, Peru’dan yola çıkan bir geminin Pasifik Okyanusu’nda kaybolmasıyla başlar. Azıkları tükenen, hastalıktan kırılan ve ölümün eşiğine gelen mürettebat, kendilerini haritalarda hiç görünmeyen gizemli bir adanın açıklarında bulur. ​Gemicilerin ulaştığı adanın adı Bensalem’dir. Bu isim rastgele seçilmemiş, İbranice iki kelimenin birleşiminden oluşturulmuştur: ​Ben: "Oğul" anlamına gelir. ​Salem (Şalem/Selam): "Barış" veya "Kudüs" (Yeruşalim) anlamına gelir. ​Yani Bensalem, kelime anlamıyla "Barışın Oğlu" veya "Yeni Kudüs" demektir. *** Gemiciler adaya yanaşmak istediklerinde, diğer klasik ütopyaların aksine vahşi bir dirençle karşılaşmazlar. Aksine, son derece organize, temiz, dindar ve yardımsever bir halkla karşılaşırlar. Kendilerine hemen ilaç, yiyecek ve kalacak yer (Yabancılar Evi) sağlanır. ​Bacon burada okuyucuya ilk mesajını verir: İdeal bir toplum, yabancıya korkuyla değil, kurumsallaşmış bir merhamet ve düzenle yaklaşır. *** Adanın kalbinde olan bilim merkezine Süleyman Evi (Solomon's House) denir. Kitapta adanın eski krallarından Solamona’nın bu merkezi kurduğu ve buraya İsrail Kralı Hz.
Yeni AtlantisFrancis Bacon · Maya Kitap · 20243,407 okunma
6/10
·210 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:07
Kitap Fugui karakterinin hayat hikayesini anlatmasıyla başlıyor. Çok zengin bir aileye sahip olan Fugui de içki var kumar var evli ve çocuklu karısına da çok kötü davranıyor severek evlendiği halde karısını aldatıyor üstelik bunları açıkça kayın pederinin gözü önünde yapıyor. Karısı kumar masasındayken yalvar yakar hamile haliyle onu bu illetten kurtarmaya çalışıyor ama Fugui buna karısını döverek karşılık veriyor ve bundan zerre pişman olmuyor. Güç ve para gözünü kör ettiği için kumarda tüm malını almak üzere plan yapanları bile farkedemiyor. kumarda tüm mal varlığını kaybetmesi sonucu domino taşı gibi herşey yerle bir olmaya başlıyor. Evini parasını kaybeden Fugui nin babası duruma dayanamayıp ölüyor. Kayın pederi ise kapıya düğün konvoyuyla dayanıp kızını karnındaki bebeğiyle geri alıp evine götürüyor. Ama küçük kızı babasının yanında bırakıyor. Fugui herşeyini kaybediyor kızına tutunarak yaşamaya başlıyor. Hayat mücadelesini ve hayatındaki sevdiklerini birer birer kaybetmesini işlemesinin yanında zamanın siyasi olaylarını da açık bir şekilde eleştiren kitap yasaklanıyor. Kitabın yalınlığı akışı konusunda bir sıkıntı olmasa da bana türk filmi sahnesini andırdı çok beğenemedim. Benim için standartın altında diyebilirim bu kadar ünlü olmasının nedeni yazarın cesurca dönemi eleştirmesi diye düşünüyorum. Ama daha farklı bir anlatım ve kurgu olsa sevebilirdim.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,7bin okunma
Canım Seher
10/10
·504 syf.·
2026 7. kitabı
Ev! Hani bazı romanlar vardır ya sizi alır hayat verdiği karakterin hayatına misafir eder. Onunla gezdirir. Evine konuk eder, arkadaşlarıyla tanıştırır. Gece vakti bir mutfak masasında sırlarını , acılarını dinlerken bulursunuz karakterin. Yormaz tam aksine daha fazla onunla olmak daha fazla okumak istersiniz… Tam böyle hissettiğim bir romandı. Seher’ in evini arayışına , acılarına , çocukluğuna , arkadaşlarına , yaşadıklarına yaşattıklarına yaşamak istediklerine Seher’ in hayatına misafir oldum. “ Ayağım acıyordu ama en çok acıyan yerim ayağım değildi. Ne var ki en çok acıyan yerlerden bahsetmek öyle kolay olmuyor” Ah Seher kalbin bu kadar acırken tüm ruhunla bedeninle bu acının hesabını kendine sorman neden ? Çocukken annesi tarafından terkedilmiş babası tarafından sahip çıkılmamış ve ömrü boyunca akarabaları tarafından ev ev gezdirilmiş bir çocuk, genç ve hala o evsizliği ile yanan yetişkin Seher.. “Ev dediğiniz dört duvar değil ki, orada sizi sevecek, saracak biri...” cümlesi ile kaç eviniz olduğunu ya da gerçekten evimiz olup olmadığını roman boyunca düşünüyorsunuz. Ogo ise onun yakın arkadaşı Seher ile Ogo İspanya’daki, Camino de Santiago’ya yürüyüşü ile başlıyor roman bu yürüyüş hristiyanların haccı olarak tanımlanıyor. Aslında bu yolculukta amaç bir şehirden diğerine varmak değil. Kişinin kendi iç dünyasına yaptığı yolculuk. Romanda da seherin çocukluğuna, evini arayışına , terapilerine yer vermiş Nermin Yıldırım. Ve bunu öyle güzel yapmış ki Seher’i , yolculukta karşılaştığı insanları ve onların hikayelerini topulumun içinden almış ve tüm çıplaklığıyla okuyucunun gözleri önüne sermiş.Yer yer güldüğüm, gözlerimin dolduğu. Nefesimi tuttuğum , hayal kırıklığı yaşadım , bol bol altını çizdiğim; Çok içten çok samimi çok derin çok sürükleyici bir kitaptı. Kesinlikle
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,9bin okunma