Bir kız hiçbir şeye ihtiyacı yokken evlenmeli,mesela aile evinden kaçmak için evliliği bir fırsat olarak gören var evden kaçmaya ihtiyacın yokken evlenmek,mesela zengin koca arayanlar var para ihtiyacı yokken evlenmek,biri beni sevsin diye evlenen var birinin beni sevmeye ihtiyacı yokken evlenmek gibi evliliği isteme sebebin neyse onu kendinde düzeltmek,kendine yetebilmek ve kendinle mutlu olabilmek kimse yokken bile...
Kısa, öz ve düz ilişki her zaman tercihimdir;
Uzayan ilişki, nikaha dönüşmediği sürece, gözleri bağlanmış değirmen eşeğinin akşama kadar aynı yerin etrafında dönüp durması gibi tekrara düşüyor. Bir ilişki en fazla 6 ay sürmeli -ki bana 3 ay bile çok. Sonrasına tahammül edemiyorum. Her gün aynı saçmalıkları dinlemek ruhumu sıkıyor- sonra ya evlenmeli ya da ilişki sona ermeli. 6 ay gibi bir süre makul ve bu süre zarfında üç aşağı beş yukarı tanırsın. Geri kalanını aynı evde yaşamadan anlayamazsın. Evin içine girmeden kimse kimseyi hakkıyla tanıyamaz, zira uzaktan herkes herkese insan. Ne mal olduğu aynı evin içinde anlaşılır. Bizim insanlarımız kadın-erkek fark etmez, “el iyisi, ev delisi” dir. Dışarıya karşı melek gibidir ama kendi eşine karşı geçimsizdir. Dışarıda bir kadının eline kıymık batsa genel cerrah kesilir ama kendi karısının üstünde odun kırar; kadın farksız mı, kendi kocasına ağzına geleni söyler, aşağılar, adam yerine koymaz, ama dışardaki herife kıvırarak konuşur, kibarlık yarışına girer. Demin marketten çıkarken bir kadınla aynı anda farkında olmadan çıkıyormuşuz; aslında o benden evvel davranmış ama benim sırtım dönük olunca göremedim onu. Sonra durdu buyrun dedi, ben de siz buyrun dedim, o bana lütfen siz buyrun dedi, peki buyurayım bari dedim ve çıkıp gittim. Ama ben onun kocası olsaydım gözün kör mü önüne baksana derdi. Neyse sözü uzatmayayım, insanlar yabancı konumda iken riyakar insanlık gösterişinde bulunurlar, hayvanlıklarını kamufle ederler. Bu hep böyleydi ve bundan sonra da böyle olacak. İlişkileri uzatmanın bir manası yok. Hem bizler inançlı insanlarız, birbirimize haramız ve tanışma adı altında bu görüşmeler helal olmuyor. Sürekli günaha girmeye de gerek yok. Vesselam!
Kadın Erkek İlişkileri
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Değerli okuyuculardan değerli alıntılar
Erkan Eren Erkan Eren tek meşgalesi tanıklıktır zamana, arada bir hayıflansa da insan yaşamadıklarına, irili ufaklı birikirken orada burada anılar suçlanacak bir kader de vardır hep ortada... Sessiz Çığlık Erkan Eren Gelecekten bir şey bekleyebilir miyim, bekleyemez miyim, bilmiyorum... Oblomov İvan Gonçarov ne vakit görensin seni,yoksa bu dünyanın yüzüne mi kandın ?kur hayalini sevilenin bu vakit kendinde boğulan bir kendim, ey yar duyar mısın beni ? Sessiz Çığlık Erkan Eren Fikirler, görgüler, olaylar hafızasının arşivlerinde sessizce birikmiyor, geçen her günü parlak bir renge boyuyordu. Oblomov İvan Gonçarov İnsan bir defa evlenmeli, ondan sonra aşkın sihirli bulutlarına gömülmeli.
Alıntı
İnsan en yakın arkadaşıyla evlenmeli derler. Umarım öyle bir yakınlık ve evlilik bana da nasip olur. Bir ekip ruhuyla tüm hayatın yükünü birlikte omuzlamak ve tatlı eglenceli bir ikili olmak çok güzel olurdu.
''Evlenmeli miyim, bekar mı kalmalıyım?''
diye soran öğrencisine Sokrates, "Ne yaparsan yap, pişman olacaksın." şeklinde karşılık vermiş.
Okumakta gaye müellifin ne düşündüğünü anlamaktan ve birşey öğrenmekten ibaret değildir. Kitapla okuyucunun zekâsı evlenmeli ve mahsul vermelidir.... 🔥📚
2025 Okuma Fotoğrafı