ANAHTAR "Devlet kapısına bir anahtar uydur yeter." sözü ne zaman ortaya çıktysa biz o zaman "alınteri" ni unuttuk. Sadece alınterini mi? Kanaati, sabrı, şükrü de unuttuk. Açıkçası başka bir ahlâkı benim-sedik. Hatta itikadımız zedelendi bile denebilir. Nasıl zedelenmesin? Devlet kapısına yazılanlar sabahtan akşama üç beş evrak ile uğra-şıyor, sırt üstü yatıyor, tıkır tıkır maaşlarını alıyordu. (Böyle bir batil inanç vardı.) Bu anlayış sonraları daha beter bir hâl aldı. Adam işini tarif ederken şöyle diyor: "Arkadaş öyle bir iş buldum ki sorma. Sabahtan akşama yatıyorum, parmağımı kıpırdatmıyorum, maaşımı alıyo-rum." Ötekilerin ağzını sulandıran "ideal ig" tarifi buraya geldi. Devletler devleti soyarken ötekilerin eli armut toplayacak değil ya, onlar da havadan para kazanmanın yolunu buldular ve bir "çete" kurdular. Her sokaktan bir çete fışkırmasının bir sebebi de budur. Eskiden, diyelim elli yıl önce, Anadolu'nun pek çok kentinde, evlerin avlusunda "tandır evi" vardı ve ekmek tandırda pişerdi. Biz çocuklar tandır ekmeğinin kalın ve kuru olan kenarları yemez, ortadaki yumuşak kısma saldırırdık. ŞU BIZİM MAHALLE İnsanlar "mahalle hayatını" özlemle hatırlıyor; bazıları "ah nerede o huzurlu-şen günler!" diye iç geçırıyor. Bu yüzden tv yapımcıları "Şöyle sıcak bir mahalle dizisi çeksek de krizi aşsak." diye düşünüyor. Perihan Abla'dan bu yana hep böyle. Şu anda oynayan dizilere bakıyorum çoğu bahçeli-ahşap bir evde geçıyor. Kim özlemez asma çardağı altında komşuların birlikte dolma sarmasını. Kim aramaz mahallenin delisini, delikanlısını, hocasını, muhtarını, arkadaşını, kahvesini, bakkalını, berberini, komşusunu, okulunu, maçlarını ve bu maçlardan sonra içilen gazozları. Bu mahalle bize Osmanlı mirasıdır (Ama redd-i miras ederek kriz-entelektüel yaşantısını mahalle
Sayfa 23·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kanla Kirlenmiş Evrak
Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim. Ve simdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim.
Sayfa 160
"zavallı Fikret, kalemine kalbinin kanına batırıp bütün acılarını bu sayfalara yazmıştır"
Alıntı
"İnsan kalbini ezerek, bütün arzularını öldürerek yapamayacağını zannettiği şeyleri yapar. Bunlar beşeriyetin son gayretleridir. "
Sayfa 93·Kitabı okuyor
Alıntı