Acaba iyi bir şey olacak mı? Hayır, dedim kendime. İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiçbir şey çıkmaz.
Yaşarken anlamak mümkün olmuyor çoğu zaman. Öyle paldır küldür, plansız programsız önümüze çıkan her şeyi bir nefeste yaşayıp geçiyoruz. Ama ân geçip de hatıra kalınca insan yaşadıklarını tartacak, düz bir zeminde eğrilikleri ayıklayacak bir yer buluyor kendine. Nasıl oldu değil, neden oldu da değil, neden katlandım tüm eğriliklere ömür denen bu sermaye her geçen gün eksilirken diye ince ince düşünüyor. Ayıklaması gerekenleri tek tek ayıklayıp “bir daha asla” ile başlayan cümleler kurup kendine olan güvenini tazeliyor. Sözün özü insan en çok yaşarken anlamıyor da soluklanıp baktığında fotoğrafı bir daha eskisi gibi göremiyor.
Bazı şeyler istediğimiz gibi olmadığında yeniden başlama hakkına sahip olmalıydık bence. Hani o yol öyle yürünmüyorsa öğrendikten sonra yeniden yürüyebilmeli, gökyüzüne öyle bakılmıyorsa nasıl olduğunu bildikten sonra tekrar bakabilmeliydi. Nasıl yaşanacağını öğrendiysek bir kere, bir daha yaşamalıydık bu hayatı mesela. Olur mu? demeyin, ben bilmiyorum ama neresinden bakarsan bak olmalıydı.