evren doğan

Açar, Kan kırmızı yediverenler Ve kar yağar bir yandan, Savrulur Karacadağ, Savrulur zozan... Bak, bıyığım buz tuttu, Üşüyorum da Zemheri de uzadıkça uzadı, Seni, baharmışın gibi düşünüyorum
Sayfa 90
Reklam
“Veritas Vos Liberabit” Gerçek Seni Özgür Kılar!
Gücü elinde bulunduranlar, güçsüz olanlara haksızlık eder. Tarih, bunu defalarca kez kanıtlamıştır. Devletler milletlere, şirketler çalışanlara, güçlüler güçsüzlere… İşte bu gerçek, 1789’daki Fransız ihtilalini besleyen ana motivasyondu. Fransa’daki monarşinin yıkılmasından sonra, sıra diğer krallara gelmişti. Bu süreç birinci dünya savaşına kadar devam etti. Dönemin krallıkları birer birer yıkıldı. Peki onların yerlerine ne geldi? “Demokrasi” adıyla maskelenen yeni bir krallık sistemi… Bu Sefer tek fark; toplumlar, köleliğinden kurtulmak için bir asır mücadele ettikleri krallarını, artık kendi elleriyle seçiyordu.....
Ard - arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. Dışarda gürül - gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım,
Sayfa 88
Şiir
Biliyor musunuz bayanlar, diye devam etti, gerçi benim evdekilerin hepsi de sarhoştur, ama buna karşılık hepsi de namuslu insanlardır. Sonra, gerçi biz yalan da söylüyoruz, çünkü ben de yalan söylü­yorum, ama yalan söyleye söyleye eninde sonunda gerçeğe ulaşacağız! Çünkü biz dürüst bir yol tuttur­duk.... Halbuki Piyotr Petroviç'in tuttuğu yol dürüst değildir.