“Ne yani kitaplarımı yakacak mısınız?”
8/10
·107 syf.·
2026 18. kitabı
Yazarın Hemingway Ödül'ü sahibi olduğunu görünce merak edip okumaya başladım. Elbette Kafka'yı pardon Franz'ı anlatıyor ama daha çok, edebiyatın kendisiyle kurduğumuz ahlaki ilişkiye parmak basıyor. Franz edebiyat dünyasının etik tartışmalarından sadece biri. Bir yazarı gerçekten sevmek ne demektir? Onun eserlerini korumak mı, yoksa onları dünyayla paylaşmak mı? Soru bu kadar yalın olsa cevabı çok bir şey değiştirmez tabii fakat yazarın vasiyeti eserlerin paylaşılmaması üzerine olunca işler değişiyor, sorular artıyor; Eser sahibi istemese bile mi? Bu onun kişisel haklarına saygısızlık değil mi? Eserleri başlığına kadar değiştirecek miyiz? Başlığına kadar değişiklik yaptığımız eserin hala yazara ait olduğunu söylemek neyin nesi? Sevdiğimiz yazarları gerçekten seviyor muyuz, yoksa onları kendi ihtiyaçlarımıza göre yeniden mi yaratıyoruz? Bu soruların etrafında örülen roman, Soğuk Savaş'ın Avrupa'sında; Fransa, İstanbul ve Berlin arasında dolaşan kısa ama etkili bir anlatı kuruyor. Çağımızın Tanığı olarak ödüle layık görülen Burhan Sönmez'in diğer eserlerine de zamanla bakarız artık.
Franz K. AşıklarıBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 2024300 okunma
Tanrıçalar
4/10
·379 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 11:26
Ne zaman bir kitap hakkında beklentiye girsem hayal kırıklığına uğruyorum. Sanki Türklerin içinde veya Orta Asya'da hiç kadın tanrıça olmamış gibi görmezden gelinmesi etik değil. Kibele'yi üstünkörü anlatıp Yunan, Avrupa, Hint mitolojisindeki tanrıçalar konu olmuş. Afrika ve bizler süt oğlan olmuşuz. Sevmedim!
Tanrıçalar ve Tanrıça’nın DönüşümleriJoseph Campbell · İthaki Yayınları · 2020215 okunma
Reklam
1/10
·456 syf.··
2026 36. kitabı
çok şey anlatıcam derken hiçbir şey anlatmamış, bu yazar adım kadar eminim Müslüman-Türk düşmanıdır. hz.Muhammed’i bir peygamber olarak değil Arapları birleştiren bir kral olarak lanse etmiş. Hunları, Uygurları, Akhunları gibi birçok Türk milletinin kimliğinin belirsiz olduğunu yazmış ama avrupa ırklarının yedi ceddini yazmış. Göktürklerden hiç bahsetmemiş, Selçukluları ve Harezmşahları bir iki cümle ile açıklamış. Türkleri 11. yüzyılda tarih sahnesine çıkmış gibi lanse etmiş.. daha dünya kadar şey sayabilirim, tamamen zaman kaybı, okumayın okutturmayın..
İpek Yolu İmparatorluklarıChristopher Beckwith · Selenge Yayınları · 08 okunma
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
1992 de yaşanan Sırpların Bosnalılara yaşattığı katliamı ve acıları gerçek hayat hikayesi üzerinden anlatıyor. Okuduğunuz şeylerin gerçek olduğunu bildiğiniz için kitaptan etkilenmemeniz, üzülmemeniz imkansız. Yaşanan şeyler korkunç... Cinayetler, tecavüzler, işkenceler, köle olarak satılmalar 3 yıl boyunca sürüyor. Hesapta uluslararası barış ve güvenliği sağlayan Avrupa ülkeleri ve Birleşmiş Milletler 3 sene boyunca bu katliama seyirci kalıyor. Dönemin Türkiye cumhurbaşkanı Süleyman Demirel topladığı silahları Bosnaya iletmesi konusunda Hırvatlarla anlaşıyor. İran, Pakistan ve Malezya'dan da Bosna için yardım topluyor. Bu sayede Sırplar etkisini kaybetmeye başlıyor.
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Demokrasi Kendi Düşmanlarına Ne Kadar Hoşgörülü Olmalıdır?
9/10
·506 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 08:27
Vural Savaş'ın Militan Demokrasi Eserinde Demokrasinin Kendini Savunma Hakkı Vural Savaş'ın Militan Demokrasi adlı eseri, Türkiye'de demokrasi, laiklik ve anayasal düzen tartışmalarına "kendini savunan demokrasi" perspektifinden yaklaşan önemli çalışmalardan biridir. Eserin temel tezi, demokrasinin sınırsız bir özgürlük rejimi olmadığı; aksine kendi varlığını ortadan kaldırmayı hedefleyen hareketlere karşı kendisini koruma hakkına ve hatta yükümlülüğüne sahip olduğudur. Yazar, bu görüşünü öncelikle anayasal hukuk zeminine oturtmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarına atıf yaparak, dinsel hak ve özgürlüklerin dahi kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu yararı gerekçeleriyle sınırlandırılabileceğini vurgular. Bu yaklaşım, özgürlüklerin mutlak olmadığı, demokratik sistemin devamı için belirli sınırlar içinde kullanılmaları gerektiği düşüncesine dayanmaktadır. Savaş'a göre demokrasi, kendi araçlarını kullanarak demokrasiyi ortadan kaldırmak isteyen akımlara sınırsız özgürlük tanıyamaz. Böyle bir tutum, demokrasiye hizmet etmek yerine onu savunmasız bırakmak anlamına gelir. Kitapta savunulan demokrasi anlayışı, siyaset bilimi literatüründe "militan demokrasi" veya Alman hukukundaki adıyla "mücadeleci demokrasi" olarak tanımlanmaktadır. Bu anlayış, demokratik düzenin düşmanlarına karşı pasif kalmaması gerektiğini savunur. Yazar, özellikle laiklik ilkesini hedef alan hareketlerin, demokratik mekanizmaları kullanarak teokratik bir rejim kurma amacına yönelebileceğini ileri sürmekte ve bu nedenle demokrasinin kendisini savunma refleksi geliştirmesini zorunlu görmektedir. Eserde dikkat çeken bir diğer husus, siyasal partilerin demokratik sistem içindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerdir. Savaş, anayasal düzeni reddeden veya onu değiştirmeyi amaçlayan siyasi
Militan DemokrasiVural Savaş · Bilgi Yayınevi · 200045 okunma
9/10
·340 syf.··
2024 32. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2024 14:55
Boşnak müslümanlarının maruz kaldığı katliamlar, zorunlu göçler ve insanlık dışı uygulamalar, kitabın satır aralarında okuru yakın tarihin karanlık sayfalarıyla yüzleştiriyor. Bu yönüyle Sevdalinka, sadece bir aşk ya da dönem romanı değil; insanlığın vicdanına yöneltilmiş güçlü bir hatırlatma niteliği taşıyor. Modern savaş tarihinin en iğrenç, en kan dondurucu sırrına bakıyorsunuz: 1992-1996 yılları arasında Bosna Savaşı devam ederken, Avrupa'nın göbeğinde vahşi bir "turizm" sektörü kuruluyor: Saraybosna Safarisi. Çeşitli Batı ülkelerinden gelen aşırı zengin yabancılar, sırf "spor olsun diye" insan avlamaya geliyor. Bosnalı Sırp ordusunun para karşılığı organize ettiği bu sistemde, zengin "turistler"gizli yollarla tepelerdeki keskin nişancı mevzilerine taşınıyor. Hedefe göre tarife değişiyor: En yüksek paralar masum çocukları ve hamile kadınları vurmak için ödenirken; yaşlı sivilleri hedef almak adeta bir "promosyon" gibi ücretsiz sunuluyor. Yazar, Bosna'nın acılarla örülü yakın tarihini anlatırken duygusallığa teslim olmadan, insanlık dramını bütün yönleriyle ele almayı başarıyor. Akıcı dili sayesinde okuru olayların içine çeken eser, savaşın ardında bıraktığı derin izleri ve insanların en zor zamanlarda bile umutlarını koruma çabasını çarpıcı sahnelerle hissettiriyor.
SevdalinkaAyşe Kulin · Everest Yayınları · 202015,2bin okunma
Reklam
Reklam