Kendi kalemimden
Nûr-u Ahmed'îm Sînemde bir nur-ı evvel gizlidir; Kandîl-î ruhum onun cemâliyle yanar. Ben o levh-i münevveri okumam, Zira aşk-ı Mustafa kelâmdan müstağnîdir. Bir name-i rahmet dokunur derûnuma, Ne ses ister, ne izhar-ı san. Ben o nefesle dirilirim, Alem susar, kalbim 'Habib' der. Bir seyr-i sidre olur içimde, Akıl acze düşer, gönül semâ eder. Ben nûr-u Ahmedî'yi görmem, Lakin görmeyenin kalbi nasıl yanmaz? Hâli ketm olunur mu bu muhabbetin? Vecd perdesi titrer, Yürek bir niyaz taşır: Ne şikayet, ne pazar. Ya Resûl, Ben seni sükûtla severim; Çünkü söz, makamına yetmez. Adın, gönülde bir zikir; Ruhta bir sekinet-i lem'a. Ve ben bilirim: Kader bir defter yazmış,
BEN GİDERİM Ne güzeldin. Orada, ilk oturduğumuz yerde, bana baktığın pek çok zaman beni yerdeki parkelere bakarken yakalıyordun ya zaman zaman. Ben o anların hiçbirinde parkelere bakmıyordum da, öyle zannet istiyordum. Yoksa karşımda sen otururken s*keyim parkesini! Parke değildi mevzu, mevzu sana mevzunun parke olduğunu zannettirmekti. Bunu gerektiriyordu çünkü takıntılı bir ruh hastası olmak! Biraz evvel ağlamış kadın yüzünde ittifak etmiştik Tarık abimle beraber. Bir yüz ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi çünkü. Ne zamana kadar? Yüz yüze gelene kadar. Sonrası komple mahçubiyet! Bozulur muyum ben sana? Hayatta bozulmam ben sana. Ama daha çok bakarım parkelere. Aslında bakmam da, bakıyormuş gibi yaparım, sen de bozulma.. Yoksa nasıl kurulur dengeler?.. Her şeyden hevesimi aldım dediğim zamanlarımda hiç bilmediğim heveslere meylettim hattı zatında. Ayıplama da beni, mümkünse anla, mümkün değilse salla! Soğudu gibi oldu havalar. Dikkat et kendine! Artistlik yapma, yürürken önünü kapa. Ve korkup gidersem bir gün. Sakın kızma. Kızma çünkü; Çok durmam ben, duramam bütün gece çorbacıları bilir o yüzden istasyon civarındadır hep kiraladığım bütün evler kalmak alışkanlık biraz marifet biraz biraz cesaret bense ne alışığım ne mahir ne cesur dönüp dolaşıp başladığım yere döneceğimi bilsem de kanadıkça giderim kanattıkça giderim devirdiğim otuz küsür yaş başka bir şey de değil de
Reklam
*HİCRİ YENİ SENENİZİ (1448) TEBRİK EDERİZ EFENDİM* Dîn-i İslama hizmeti ve Ehl-i sünneti anlatmağı şiar edinen *Huzur Pınarı* *1 Muharrem 1424* de, 24 sene evvel kuruldu.. Hergün yenilenerek ve büyüyerek hizmetini sürdürmektedir. Müstecâb dualarınızı istirhâm ederiz efendim. ---------------------------------------------------------- Muharremin ilk 10 gün ve geceleri de, mübârek gün ve gecelerdendir. ---------------------------------------------------------- *1448 hicrî yeni senenizi tebrik ederiz efendim.* ---------------------------------------------------------- Muharrem ayı, İslâm kamerî senesinin birinci ayı ve Kur'ân-ı kerîmde kıymet verilen 4 aydan biridir. Muharrem ayının birinci gecesi, Müslümanların kamerî yılbaşı gecesidir. Hicrî Kamerî Takvimde; Muhammed aleyhisselâmın, Mekke'den Medine'ye hicret ettiği sene, başlangıç kabul edilir. Muharrem ayının bir'i olan ilk kamerî senebaşı, milâdî 622 yılının temmuz ayının, 16'sına rastlayan cuma günü idi. Müslümanlar yılbaşı gecelerinde ve günlerinde müsâfeha ederek, telefonla veya mektup yazarak tebrikleşirler. Birbirlerini ziyaret eder ve hediye verirler. Yılbaşını dergi ve gazete ilânlarıyla kutlarlar. Yeni yılın, birbirlerine ve bütün Müslümanlara hayırlı ve bereketli olması için duâ ederler. Büyükleri, akrabayı, âlimleri evinde ziyaret edip duâlarını alırlar. Bugün de, bayram gibi temiz giyinip, fakirlere sadaka verirler. Muharremin ilk 10 gün ve geceleri de, mübârek gün ve gecelerdendir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: *"Bir kimse, Muharrem ayının ilk günü, aşağıdaki duâyı 3 defa okursa, Allahü teâlâ o kimseyi, gelecek Muharrem ayına kadar bütün belâlardan emin kılar.* Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Vassalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme
Alıntı
*HİCRİ YENİ SENENİZİ (1448) TEBRİK EDERİZ EFENDİM* Dîn-i İslama hizmeti ve Ehl-i sünneti anlatmağı şiar edinen *Huzur Pınarı* *1 Muharrem 1424* de, 24 sene evvel kuruldu.. Hergün yenilenerek ve büyüyerek hizmetini sürdürmektedir. Müstecâb dualarınızı istirhâm ederiz efendim. ---------------------------------------------------------- Muharremin ilk 10 gün ve geceleri de, mübârek gün ve gecelerdendir. ---------------------------------------------------------- *1448 hicrî yeni senenizi tebrik ederiz efendim.* ---------------------------------------------------------- Muharrem ayı, İslâm kamerî senesinin birinci ayı ve Kur'ân-ı kerîmde kıymet verilen 4 aydan biridir. Muharrem ayının birinci gecesi, Müslümanların kamerî yılbaşı gecesidir. Hicrî Kamerî Takvimde; Muhammed aleyhisselâmın, Mekke'den Medine'ye hicret ettiği sene, başlangıç kabul edilir. Muharrem ayının bir'i olan ilk kamerî senebaşı, milâdî 622 yılının temmuz ayının, 16'sına rastlayan cuma günü idi. Müslümanlar yılbaşı gecelerinde ve günlerinde müsâfeha ederek, telefonla veya mektup yazarak tebrikleşirler. Birbirlerini ziyaret eder ve hediye verirler. Yılbaşını dergi ve gazete ilânlarıyla kutlarlar. Yeni yılın, birbirlerine ve bütün Müslümanlara hayırlı ve bereketli olması için duâ ederler. Büyükleri, akrabayı, âlimleri evinde ziyaret edip duâlarını alırlar. Bugün de, bayram gibi temiz giyinip, fakirlere sadaka verirler. Muharremin ilk 10 gün ve geceleri de, mübârek gün ve gecelerdendir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: *"Bir kimse, Muharrem ayının ilk günü, aşağıdaki duâyı 3 defa okursa, Allahü teâlâ o kimseyi, gelecek Muharrem ayına kadar bütün belâlardan emin kılar.* Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Vassalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme
Alıntı
"Gel, her şey herkese anlatılamıyor." Ahmet Güntan Bilimsel olarak günlük kaç adet kelime kullandığımızın rakamlarla belirlenen bir ortalaması olmasına rağmen, neredeyse hiç kapağını aç(a)madığımız sayfaları sustuklarımızla dolu bir defterimiz var değil mi içimizde. Şükür ki evvel ahir dost kale'm var. O'ndan gayrı yar mı var. Kale'mden başka sırdaş... "İnsan can sıkıntısıdır" gibi bi ifade kalmış aklımda nerede okudum hatırlamıyorum. Bense "insan bi iç çekiştir" diyorum. İç'e/ ruh'a çekiliş belki. Hakiki kimliğini her yutkunduğunda içindeki deftere satır satır inşâ ettiği bi iç çekiş. Öyle işte... Hfz.ش🌾
Duygu ve Düşünce
Büyülü gerçekçilik akımının önde gelen isimlerinden Arjantinli yazar Jorge Luis Borges, 40 yıl evvel 14 Haziran 1986 günü aramızdan aramızdan ayrılmıştı. #jorgeluisborges
1000Kitap
Reklam
Reklam